Cut down türkçesi Cut down nedir

  • Kısmak.
  • Boydan boya kesmek.
  • Devirmek.
  • Masraf kısmak.
  • Damara kan veya sıvı verme veya kan alma amacıyla toplardamara küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince bir tüp geçirme işlemi.
  • Kesip düşürmek.
  • Ağaç kesmek.
  • Azaltmak.
  • Kısıntı yapmak.
  • Biçmek.
  • Kesmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • İndirim yaptırmak.
  • Öldürmek.
  • Kısaltmak.
  • Azalmak.
  • Kat-davn.

Cut down ile ilgili cümleler

English: Ali cut down all the trees in his front yard.
Turkish: Ali ön bahçesindeki bütün ağaçları kesti.

English: Ali cut down a tree in his yard.
Turkish: Ali bahçesindeki bir ağacı kesti.

English: Ali cut down a cherry tree.
Turkish: Ali kiraz ağacını kesti.

English: After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake.
Turkish: Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.

English: Ali has been trying to cut down on calories.
Turkish: Ali kaloriyi azaltmaya çalışıyor.

Cut down ingilizcede ne demek, Cut down nerede nasıl kullanılır?

Cut : Diş çıkarmak. Sulandırmak. İndirilmiş. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kurgulamak. İndirimli. Kesmek. Sapmak. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması.

 

Down : Boyunca. Aşağısına doğru. Yere sermek. Bozuk. Aşağı. Çökmek. Alaşağı etmek. Aşağısında. Aşağıya doğru.

Cut down a tree : Ağaç kesmek.

Cut down on : İndirmek. Azaltmak. Kısmak. -i azaltmak.

Cut down with an axe : Balta ile kesmek.

Cut a big swath : Caka satmak.

Cut a caper : Tuhaf bir şeklide dans etmek. Saçmasapan dans figürleri yapmak. Coşkuyla sıçramak. Tuhaf davranmak. Coşkuyla dansetmek.

İngilizce Cut down Türkçe anlamı, Cut down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carry off : Başarılı olmak. Ölüme neden olmak. Kazanmak. Ölüme sebebiyet vermek. Kapıp kaçırmak. Kolayca yapmak. Ödül kazanmak. İletmek. Kapmak.

Bump off : Temizlemek. Gebertmek. (birisini) temizlemek.

Lumbered : Ağır hareket etmek. (ormanda) ağaç kesmek. Ormanda ağaç kesmek. Lüzumsuz eşya. Hantal hantal yürümek. Lüzumsuz eşya ile doldurmak. Gereksiz eşya. Kereste. Kereste kesmek.

Allay : Yatıştırmak. Dindirmek.

De escalate : Şiddetini azaltmak. Hafifletmek. Önemini yavaş yavaş kaybetmek. Hızını düşürmek.

Estimate : Düşünce. Oranlamak. İşi kabul etme. Değer biçmek. Kestirmek. Değerlendirmek. Teklif. Fikir edinmek. Tahmin.

Choke off : Eğleçlemek. Vazgeçirmek. Atlatmak. (sinirini vb) bastırmak. Baskı altında tutmak. Durdurmak. Bastırmak. Ekmek. (sinirini vb) kontrol altında tutmak.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

 

Break the neck : Katletmek. Boynunu kırmak.

Blow the whistle on : Durdurmak. Islıklamak. Sona erdirmek. Herkese duyurmak. İhbar etmek. İlan etmek. İtiraz etmek. Ele vermek.

Cut down synonyms : abating, capsized, destroy, chop down, cancels, barged, a amplitude mod, boil, crumpling, capsize, capsizing, belt up, alleviate, abridging, abates, allayed, block, axed, ax, boil down, defeats, cancel, abandon, croaked, amputates, mowing, axe, be on the wane, cuts, defeat, appeases, assassinated, bottom out.