Cut down on türkçesi Cut down on nedir

Cut down on ile ilgili cümleler

English: Ali says he's cut down on drinking.
Turkish: Ali içki içmeyi azalttığını söylüyor.

English: Ali tried to cut down on his expenses.
Turkish: Ali giderlerini azaltmaya çalıştı.

English: After his heart attack, Jim had to cut down on his sugar intake.
Turkish: Jim kalp krizinden sonra, şeker alımını kesmek zorunda kaldı.

English: Ali has been trying to cut down on calories.
Turkish: Ali kaloriyi azaltmaya çalışıyor.

English: Ali has cut down on sweets.
Turkish: Ali şekerli yiyecekleri azalttı.

Cut down on ingilizcede ne demek, Cut down on nerede nasıl kullanılır?

Cut : Kesik. Diş çıkarmak. Topsuz giriş. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. İndirimli. İndirilmiş. Kamçılamak. Kırpmak. Kesmek. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması.

Down : Bozuk. Yere yıkmak. Aşağısına doğru. Çökmek. Yıkmak. Beri. Alaşağı etmek. Aşağı. Düşürmek.

On : Üstünde. De. Esnasında. Üzerinde. Olmakta olan. Civarında. Yönünde. İle. Giyilmiş. Çakırkeyif.

Cut down : Kesip düşürmek. Öldürmek. Kısıntı yapmak. Boydan boya kesmek. Azaltmak. Masraf kısmak. Damara kan veya sıvı verme veya kan alma amacıyla toplardamara küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince bir tüp geçirme işlemi. İndirim yaptırmak. Devirmek.

 

Cut down a tree : Ağaç kesmek.

Be down on the mouth : Asık suratlı olmak. Çok mutsuz olmak. Çok keyifsiz olmak. Canı sıkkın olmak. Hüzünlü olmak.

Came down on : Haşlamak. Fırçalamak. Azarlamak. Başına ekşimek. Cezalandırmak. Sıkıştırmak. - hakkında negatif şeyler söyleme. Eleştirme. Fırça atmak. Üstüne gelmek.

Be down on somebody : Kancayı takmak. Gıcığı olmak. Karşı olmak.

Down on his luck : Talihsiz.

Clamp down on : Otoritesini kurmak. Yasakları uygulamaya koymak. Menetmek. Aman vermemek. Sınır koymak. Daha sıkı olmak. Sınırlamalar getirmek. Ciddi tedbirler almak. İşe el koymak. Fiziksel olarak baskı yapmak.

İngilizce Cut down on Türkçe anlamı, Cut down on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cut down on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bashed : Geçirmek. Hızla vurmak. Eğlence. Deneme. Kuvvetle vurmak. Çarpmak. Şiddetle vurmak. Sertçe vurmak. Sert vuruş.

Bring down : Yaralamak. Değerini düşürmek. Düşürmek. Yıkmak. (yönetimi) düşürmek. Sürdürmek. Vurup indirmek. Devirmek.

Attenuate : Seyreltmek. Hafifletmek. İnceltmek. Zayıflatmak. Söndürmek. Değerini düşürmek. Dar. Sindirmek. Hafifleştirmek. Daraltmak.

Appeases : Yatıştırmak. Doyurmak. Bastırmak (açlığı vb). Hafifletmek. Gönlünü almak. Bastırmak. Açlığını gidermek. Tatmin etmek. Gidermek.

Abating : Hafiflemek. Yatıştırmak. Yatıştırma. Azaltma. Dindirme. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azalma. Azalmak. Dindirmek.

 

Ax : Enstrüman. Baltalamak. Kısma. Balta. Balta ile kesmek. Kovmak. İptal etmek. Sepetlemek. Azaltma.

Clouting : İndirmek (argo terim). Nüfuz. Prestij. Güç. Paçavra. Darbe. Vurmak. Patlatmak. Torpil.

Alleviates : Yatıştırmak. Dindirmek. Hafifletmek. Bastırmak. Yüreğine su serpmek. Kısmen gidermek. Hafiflemek. İçine su serpmek. Teskin etmek.

Clouts : Prestij. Darbe. Güç. Torpil. Vurmak. Paçavra. Patlatmak. Nüfuz. İndirmek (argo terim).

Clouted : Darbe. Paçavra. İndirmek (argo terim). Prestij. Güç. Torpil. Etki. Patlatmak. Nüfuz.

Cut down on synonyms : abated, axed, axing, brought down, alighting, choke back, abridges, attenuates, checks, abates, beat down, axe, allayed, choke, clout, cast down, abridge, alleviate, allay, bate, check, abridging, clump, allays, bashes, chokes, alleviated, bash, boil down, alleviating, appease, choke off, abate.