Lumbered türkçesi Lumbered nedir

  • (ormanda) ağaç kesmek.
  • Gereksiz eşya.
  • Ormanda ağaç kesmek.
  • Ağaç kesmek.
  • Kereste kesmek.
  • Lüzumsuz eşya ile doldurmak.
  • Lüzumsuz eşya.
  • Hantal hantal yürümek.
  • Ağır hareket etmek.
  • Kereste.
  • Yavaşça yürümek.

Lumbered ingilizcede ne demek, Lumbered nerede nasıl kullanılır?

Slumbered : Hafif uyumak. Uyuma. Uyuklama. Pineklemek. Hafif uyku. Uyuklamak. Uyku. Uyumak. Pinekleme.

Slumberer : Uykucu. Tembel ve uyuşuk kimse. Uyuyan kimse.

Slumberers : Uykucu. Tembel ve uyuşuk kimse. Uyuyan kimse.

Lumber mill : Kereste fabrikası. Kereste kesme yeri.

Lumber pile : Kereste istifi.

Lumber : Ağaç kesmek. Kereste. Kereste kesmek. Yavaşça yürümek. Ağır hareket etmek. Hantal hantal yürümek. Lüzumsuz eşya ile doldurmak. Lüzumsuz eşya. Gereksiz eşya. Ormanda ağaç kesmek.

Lumber with : Angarya yüklemek.

Lumbering : Hantal. Ağaç kesme. Kerestecilik. Kerestelik ağaç kesme. Bıçkıcılık. Kaba. Ağır. Yavaşça yürüme.

Clear lumber : Kusursuz kereste.

Lumberjack : Ağaç kesen kimse. Ormanda ağaç kesen kimse. Oduncu.

İngilizce Lumbered Türkçe anlamı, Lumbered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lumbered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Timber : Kiriş. Ağaç direk. Kereste ile kaplamak. Kalıp (tip). Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar. Payanda vurmak. Fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Kerestelik ağaç. Gemi kaburgası.

 

Stock : Sınırları belirli olan bir su kütlesindeki su ürününün miktarı. Ortaklığa katılma anlam ve payını kapsayan, bunun dışında hiç bir ayrıcalığı olmayan pay belgiti. Birikim. Et suyu. Firmaların üretim ya da satışlarındaki beklenmedik dalgalanmaları karşılayabilmek için tuttukları veya satamadığı mamul, yarı mamul ve hammadde. Sürmek (filiz). Gövde (ağaç vb.). Et suyuna çorba. Üremesi için (bir yere) koymak. Sap.

Plank : Payanda. Kalasla desteklemek. Bir trapezcinin kolları ve bacakları gerili olarak yatay biçimde trapez üzerinde durması. ileriye doğru olan yatay duruşta yüz yere, geriye doğru olanda çadırın tepesine yöneliktir. Önemli madde (pol.). Uzun tahta. Tahta. Kalas. Tahta ile kaplamak. Tahta (enli). Döşeme tahtası.

Planking : Tahta kaplama. Ağaç döşeme. Tahta döşeme. Kalas kaplama. Kalas döşeme. Ahşap döşeme. Döşeme. Keçeleştirme. Kalaslar.

Stuff : Saçmalık. Tahnit etmek. Tıkıştırmak. Hammadde. Uyuşturucu. Doldurmak. Yünlü kumaş (ingiliz ingilizcesi). Kağıt hamuru. Tıkamak.

Half timbered : Yarı ahşap.

Stuffs : Madde. Kumaş. Hamur. Öz. Kağıt hamuru. Şey. Eşya. Saçmalık. Uyuşturucu.

Log : Belirli bir mesafe katetmek. Seyir defterine yazmak. Kronolojik sırayla kaydetmek. (gemi veya uçak vb) seyir defteri. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Tomruk. Günlük tutmak. Seyir jurnaline kaydetmek. Kütük.

Timber framed : Ahşap çerçeveli. Ağaç tezgah.

White elephant : Beyaz hindistan fili. Vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey. Artık sahibinin işine yaramayan bir şey. Masraflı hediye. Lüzumsuz şeyler. Büyük boy kağıt. Kimseye yar olmayan şey. Gereksiz şeyler. Değerli ama işe yaramayan mülk. Ivır zıvır.

 

Lumbered synonyms : half timber, board, the wood, cut down, caveman, timbers, wood, swines, fell trees, lumber, dade, building material, timbering, strip, swine, cut down a tree, walk slowly, lumbers, fell a tree.

Lumbered zıt anlamlı kelimeler, Lumbered kelime anlamı

Ride : Geçmek (yol). Yüzmek. Sürmek. Gırgıra almak. Arabayla gezmek. Kullanmak. Sataşmak. Taşımak (omuzunda vb). Sürüklenmek. Arabaya binmek (sürmeden).

Lumbered antonyms : untimbered.