Timber türkçesi Timber nedir

  • Kalıp (tip).
  • Ağaç.
  • Kalas.
  • Ağaç direk.
  • Biçilmiş ağaç.
  • Madde.
  • Gemi kaburgası.
  • Bir cismin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir özdeğin aynı yükseklikteki sesinden ayıran özellik.
  • Tını.
  • Fizik, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Payanda vurmak.
  • Malzeme.
  • Kerestelik ağaç.
  • Kereste ile kaplamak.
  • Yetişmekte olan kerestelik ağaçlar.
  • Kereste.
  • Kiriş.

Timber ingilizcede ne demek, Timber nerede nasıl kullanılır?

Timber forest : Kerestelik orman.

Timber frame : Ahşap çerçeve. Ahşap çatkı.

Timber framed : Ahşap çerçeveli. Ağaç tezgah.

Timber hitch : Direk bağı. Sal.

Timber line : Yeryüzünde, doğal koşulların orman yetişmesine elverişli olduğu bölgelerde ağacın, bulunulan enlem ve bakıya bağlı olarak, ulaşabileceği yüksekliğin üst sınırı. Orman sınırı. Ağaç yetişmeyen bölge sınırı (kutup). Ağacın uzama limiti. Ağaç sınırı. Ağaç yetişmeyen yükseklik sınırı. Dağlarda ormanın bittiği yer.

Timber tree : Kerestelik ağaç.

Clean timber : Budaksız kereste.

Timber work : Bağdadi.

Timber rattlesnake : Çıngıraklı yılan.

Timber pile : Ağaç kazık. Ahşap kazık.

İngilizce Timber Türkçe anlamı, Timber eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Timber ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Chords : Akort. His. Tel. Nüans. Duygu. Ton. Akortlar. Bağlama kirişi. Kanat genişliği.

Chorda : Korda. Tel. Kordon, kiriş, tel.

Furniture : Mefruşat. Takım. Ev eşyası. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir görünçlüğün döşenmesine yarayan eşya ve gereçler. Mobilya. Uzun süre kullanılması olağan taşınır mallar. Taşınır demirbaş. Döşeme. Perde, koltuk, kanape, sandalye, masa, etajer gibi döşemelik eşya.

Swines : Hınzır. Domuz. Moloz.

Arbors : Ağaç dikme. Gölgelik. Dingil. Pergole. Ağaçlandırma. Mil. Küçük bahçe köşkü. Ormanda gölgelik yer. Çardak.

Timbering : Keresteler topluluğu. Destekleme. Ahşap iksa. Ağaçlama. Ahşap kirişler. Kereste yapı.

Material : Bir iş yapmak için kullanılması gereken aygıt ya da özdek. Özdek. Bedensel. Maddi. Zaruri. Bez. Gerekli. Gereç.

Quality : Nitelik. Soyluluk. Nesnelerin sayıya vurulamayan ya da sözlü olarak dile getirilebilen özelliği. Yapı. Fizik, kimya, madencilik, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Keyfiyet. Nitellik. Özdek ya da olayların özünü, durumunu ve başkalarından ayrımını belirleyen özelliklerin tümü. Sayısal olmadan belirtilen özellik. Kaliteli.

Caveman : Hoyrat adam. Orman kibarı. Odun. Mağara adamı. Kaba adam.

Matter : Mesele. Yazılı belge. Önemi olmak. Cerahat. Vesile. Aksilik. Özdek. Önemli olmak. Bilinçten bağımsız olarak var olan ve bilinçte yansıyan nesnel gerçekliği anlatan bir felsefe kavramı. Dert.

Timber synonyms : gut, pawpaw, shores, girder, sternpost, body, furnishing, iteming, two by four, findings, instruments, timbered, planking, lumber, swine, commodity, kit, plank, chord, pawpaws, stringer, burl, apparatuses, arbor, bowstrings, makings, mattered, catgut, mattering, dendri, catguts, ingredient, beam.

 

Timber zıt anlamlı kelimeler, Timber kelime anlamı

Timber antonyms : untimbered.

Timber ingilizce tanımı, definition of Timber

Timber kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The crest on a coat of arms. Usually said of felled trees, but sometimes of those standing. Cf. Lumber. Being in some cases forty skins, in others one hundred and twenty. That sort of wood which is proper for buildings or for tools, utensils, furniture, carriages, fences, ships, and the like. Chiefly used in the past participle. To surmount as a timber does. To furnish with timber. Called also timmer. To light on a tree. A certain quantity of fur skins, as of martens, ermines, sables, etc., packed between boards.