Chorda türkçesi Chorda nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Tel.
  • Kordon, kiriş, tel.
  • Kiriş.
  • Korda.

Chorda ingilizcede ne demek, Chorda nerede nasıl kullanılır?

Chorda dorsalis : Sırt ipliği. Korda dorsalis.

Chorda tendinea : Korda tendinea.

Chorda tympani : Timpani kirişi. Korda timpani. Dilin ön 2/3'ündeki tat papillalarından gustatorik uyarımı n. facialis üzerindeki ganglion geniculi'ye götüren, n. lingualis ile dile ulaşan ve n. facialis'in kolu olan sinir. Timpani siniri.

Chordae sexuales : Krista genitalis içerisinde hücrelerin çoğalarak yapmış oldukları gonodal kordonlar. İlkel cinsiyet kordonları.

Chordae tendineae : Kalpte karıncıkların sistolü sırasında atriyoventriküler kapakların kulakçığa dönmesini engelleyen, atriyoventriküler kapaklarla papillar kaslara bağlanan kirişsel iplikler. Korda tendinea.

Chordates : Omurgalı hayvan. Son derece gelişmiş hayvanları içeren chordata filumu üyesi (omurgalı hayvanlar, kafatası olan hayvanlar, deniz omurgasızları, vb.). Çok hücrelilerin (metazoa), ikincil ağızlılar (deuterostomia) filumundan, iki yanlı bakışımlı, sölomları iyi gelişmiş, hayatları boyunca ya da hayatlarının bir evresi boyunca bir sırt ipliği (korda), bir sırt sinir borusu ve solungaç yarıkları bulunan, gömlekliler (tunicata), kafatassızlar (acrania) ve omurgalılar (vertebrata) dallarını içine alan, bazı sınıflandırmalara göre ise ilkel kordalılar (prochordata) ve omurgalılar (vertebrata) gruplarına ayrılan bir alt filum. Omurgalı. Kordalılar.

 

Chordate : Son derece gelişmiş hayvanları içeren chordata filumu üyesi (omurgalı hayvanlar, kafatası olan hayvanlar, deniz omurgasızları, vb.). Omurgalı hayvan. Omurgalı.

Chordal : Akortsal. Telsel. İlahilerle ilgili (müzik terimi).

Notochordal : Notokord ile ilgili. Notokordal. Omurilik ile ilgili.

Epichordal : Notokordun üstünde. Notokordun yanında.

İngilizce Chorda Türkçe anlamı, Chorda eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chorda ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Task : Angarya. Yüklemek. Çalıştırmak. Külfet. Vazife. Görev. Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri; iş birimi. Görevlendirmek. İş.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Chord : Nüans. Akort. Ton. Duygu. His. Bağlama kirişi. Çalgı teli.

Crossbeam : Çapraz kiriş. Bağlama. En kirişi. Enine kiriş. Kuşak kirişi inşaat. Kuşak kirişi (inşaat).

Stint : Dar tutmak. Kısmak. Kısıtlamak. Sınır. Mahrum etmek. Bağlamak. Esirgemek. Az vermek. Cimrilik etmek. Yeteri kadar vermemek.

Fiber : Bağ dokusunda bulunan kollagen, elastik ve retiküler iplikler. lif. kas, sinir ve bağ dokusu gibi dokularda bant oluşturan uzun hücre ya da hücreler topluluğu. yünde ve saçtaki keratin gibi protein uzantılar. Telcik. Biyoloji, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yapı. Ham selüloz. Lif. İplik. Doku. Humma.

 

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

String : Dizmek. Kılçıklarını ayıklamak. İspavlo. Bağlamak. Düzenlemek. Sicim. Sıra halinde gitmek. Sıralamak. Halk arasında sicim adı verilen katransız kendirden yapılan kınnap. İpe dizmek.

Job : İş yapmak. Bir bilgisayarda uygulanmak üzere bir ya da birçok görevden oluşacak biçimde tanımlanmış bilgi işlem öbeği. Alet. Görev. Meslek. İşe yerleştirmek. Zorluk. Görevi kötüye kullanmak. Ufak tefek işler yapmak. Yapılması güç şey.

Filament : Genellikle küçük iplik biçimindeki yapılar için kullanılan bir terim. böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde tungsten madeninden ya da kömürden iletken. Elektrik akımının geçmesiyle akkorlaşan, tel biçiminde, tungstenden ya da kömürden iletken. Filament. Ercik sapı. Genellikle küçük iplik şeklinde yapılar için kullanılan bir terim; böcek ovaryumunda yumurta tüpünün apikal ince uzantısı. filament. Hidrojenin (alfa) çizgisi (a = 6563 a°) ışığında çekilen güneş resimlerinde görülen ipliğe benzeyen kara çizgiler. Fitil. Kesiksiz lif.

Chorda synonyms : seventh chord, musical note, scut work, ball buster, shitwork, catguts, flex, abdomen, staple, thread, note, girder, strand, fibers, chording, triad, abaxial, common chord, gut, abattoir, abdominal distention, a dna, tone, a amplitude mod, catling, fibre, arpeggio, duty, a band, abamectin, girders, abdominal fat necrosis, a clay.

Chorda zıt anlamlı kelimeler, Chorda kelime anlamı

Curve : Eğmeç. Kavisleştirmek. Bükülmek. Kıvrılmak. Dönemeç. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kavis. Kavis çizmek. Bükmek. Eğmek.

Chorda ingilizce tanımı, definition of Chorda

Chorda kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A cord.