Task türkçesi Task nedir
- Çalıştırmak.
- Vazife.
- Külfet.
- Suçlamak.
- Bilişim alanında kullanılır.
- Bilgisayarda uygulanacak bir işi oluşturan öğelerden her biri; iş birimi.
- Yüklemek.
- Ödev.
- Angarya.
- Görev.
- İş.
- Görevlendirmek.
- Yormak.
- İş vermek.
Task ile ilgili cümleler
English: Any task may become painful.
Turkish: Herhangi bir iş acı veren bir işe dönüşebilir.
English: How could I possibly forget about the task that you've entrusted to me?
Turkish: Bana verdiğin görevi muhtemelen nasıl unutabilirim?
English: According to schedule, this task should be finished within this week.
Turkish: Plana göre, bu iş bu hafta içinde bitirilmeli.
English: He's finished every task he's ever taken up.
Turkish: O, şimdiye kadar yapmaya başladığı her işi bitirdi.
English: Carry out the task as well as you can.
Turkish: Görevi yapabildiğiniz kadar iyi yerine getirin.
Task ingilizcede ne demek, Task nerede nasıl kullanılır?
Task and bonus plan : Gannt ikramiye yöntemi. Süresi önceden saptanan bir işi bu dönem içinde yapana günlük ücreti ve ikramiye, bitiremiyene yalnız günlük ücreti, daha az bir süre içinde bitirene ve yeni bir işe başlayana da ücreti, ikramiyesi, özen payı verilmesi yöntemi.
Task bar : Görev çubuğu.
Task box : Görv kutusu. Görev kutusu.
Task force : Çalışma kolu. İş gücü. Özel görev timi. Özel birlik. Özel görev kuvveti. İş ekibi. Görev gücü. Görev kuvveti. Özel görev grubu.
Task group : Görev grubu.
Task work : Götürü iş.
Task manager : Görev yöneticisi.
Task management : Görev yönetimi.
Task oriented help : Göreve duyarlı yardım.
Task migration : Görev göç ettirme.
İngilizce Task Türkçe anlamı, Task eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Task ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Project : Bilgisayar, eğitim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Perdeye görüntü düşürmek. Çıkık olmak. İzdüşürmek. Bir iş ya da uygulamayı yönlendiren tasarım. Kenara doğru çıkmak. Belli bir amaç doğrultusunda, öğretmen ve öğrencilerin işbirliğiyle hazırlanan; öğrencileri sorun çözme, çevre inceleme, türlü araçları kullanma gibi eğitsel değer taşıyan etkinliklere yönelten çalışma planı. Tasarı. Proje çizmek. Bir filmi gösterici yardımıyla görüntülük üzerine yansıtarak izlenmesini sağlamak; gösterimi gerçekleştirmek.
Actual address : Hakiki adres. Gerçek adres. Bir verinin bulunduğu bellek konumunun, donanım üzerinde erişimin doğrudan yapılabileceği biçimde belirtilen adresi.
Activity : Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği. ilaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite, ilaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü. Etkinlik. Hareket. Yapılan işler. Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Hareket halinde olma. Bilgisayar, bilişim, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiil. Eyleyim.
Tasks : Etkinlik. Görevler.
Creamed : Boşalmak. Kaymak tutmak. Köpürmek. Krem sürmek. Çırpmak. Krema katmak. Suyunu çıkarmak. Tatmin olmak. Kaymağını almak.
Berths : Yatak yer vermek. Rıhtıma yanaşmak. Yatak. Açıklık. Palamarla bağlamak. Rıhtıma bağlamak. Demir yeri. Gemici ranzası. Limana girmek.
Drives : Araba kullanmak. Çakmak. Hareket ettirmek. Sürmek. Kovalamak. Kullanmak. Acele etmek. Gütmek. Sokmak.
Acess arm : Erişim kolu. Mıknatıslı tekerde, okuma/yazma kafasını erişilmek istenen adresin bulunduğu iz üzerine getirmek için ileri geri devinen kol. devinimsiz kafalı tekerlerde, her iz için ayrı kafa öngörüldüğünden bu kol bulunmaz, böylece kafanın iz üzerine varışı süresi, daha hızlı bir erişim için kazanılmış olur.
Delegate : Delege olarak yetkilendirmek. Temsilci olarak görevlendirmek. Havale etmek. Delege etmek. Görev devretmek. Delege atamak. İhale etmek. Yetki vermek.
Duck soup : Yapması çok kolay şey. Çocuk oyuncağı. Kolay iş. Çok kolay. Çok kolay iş. (argo) çok kolay iş.
Task synonyms : shitwork, scut work, endurance contest, ball buster, child's play, no brainer, risky venture, piece of cake, alphabetic string, attributing, address, accounting machine, arraign, labor, portfolios, alphabetic character set, avocations, incumbencies, inconveniency, obligation, alphabetic code, endeavour, burdens, picnic, drive, commissioning, bring into play, deploys, dangerous undertaking, delegating, employs, creams, actuates.
Task ingilizce tanımı, definition of Task
Task kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Labor or study imposed by another, often in a definite quantity or amount. To impose a task upon. To assign a definite amount of business, labor, or duty to.

Bu kısımda Task kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Task ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Task anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Task ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.