Chords türkçesi Chords nedir

Chords ile ilgili cümleler

English: Ali can remember the chords to the song, but can't remember all the lyrics.
Turkish: Ali şarkı akortlarını hatırlayabiliyor, fakat bütün sözleri hatırlayamıyor.

English: Do you know the chords to this song?
Turkish: Bu şarkının akortlarını biliyor musun?

Chords ingilizcede ne demek, Chords nerede nasıl kullanılır?

Vocal chords : Ses kasları. Larinks içine doğru uzanmış olan ve ses meydana getiren mukoza zarı katlanmaları. Ses telleri.

Clavichords : Piyanoya benzeyen eski bir çalgı. Klavsen.

Harpsichords : Eski tip piyano. Harpsikord. Çimbalo. Çembalo. Klavsen.

Chord of contact : Değme kirişi.

Chord progression : Sırayla çalınan bir dizi akor. Akor dizisi. Akor yürüyüşü. Armonik yürüyüş.

Power chord : Güç akoru. Herhangi bir notanın kendisi, beşlisi ve oktavının aynı anda basılmasıyla oluşan, daha çok pank, rak ve metal ritimlerinde kullanılan en sert ve güçlü sese sahip akor. Sert akor.

Strike the right chord : Can alıcı noktaya dokunmak. Hassas yönünü bulmak.

Barre chord : Kapalı akor. Telli çalgılarda bir parmağın klavye üzerinde aynı anda birden fazla tele basmasıyla elde edilen akor.

Break into a chord : Çalmaya başlamak.

 

Nerve chord : Sinir kordonu.

İngilizce Chords Türkçe anlamı, Chords eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chords ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gradation : Derece. Kerteleme. Derece derece sıralanma. Aşama. Derece derece çıkma. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Boylanma. Bir ölçüm sürekliliğinin uç ya da ana konumlar arasındaki çeşitlenmeleri gösterecek biçimde altbölümlere ayrılması. Geçiş. Dizillenme.

Manner : Biçim. Hareket tarzı. Usul. Davranış şekli. Tavır. Bir görüşmede, görüşülenlerin araştırma konusundaki ilk yargılarında payı bulunan, görüşmecinin dış görünüşü ve yaklaşımından kaynaklanan kişisel durum. Davranış. Görgü. Terbiye.

Tint : Hafif renk vermek. Boyamak (bir rengin açık bir tonuna). Nüanslamak. Renk vermek. Renk. Tonlama. Renk tonu. Açmak (renk). Hafifçe boyamak.

Tuning : Reglaj. Aygıtın ayarlanması. Ekonomide istikrarı sağlamak amacıyla uygulanan ve keynesyen iktisatçılar tarafından benimsenen para politikası ve maliye politikasını içeren ince ayar ve toptan ayar politikaları. Bir istasyonu bulma. Düzenleme. Uydurma. Ayar. Akort etme. Duruma göre iktisat politikası.

Flexes : Bükmek. Esnetmek. Germek. Kordon. Bükmek (kası). Kasmak. Eğmek. Kablo. (kas) kasmak.

String : Dizmek. Germek. Yutturmak. Sıra halinde gitmek. Dizi. Aldatmak. İpe dizmek (boncuk vb). Türlü metallerden yapılmış, kopmaya karşı direnç gösteren, çalgılarda ses vermesi için kullanılan nesne. Kandırmak.

Hues : Ünlem. Renk tonu. Renk. Çeşit. Nida. Ton (renk için). Renk özü.

Tones : Tavır. Perde. Ses. Güç. Sağlıklı hal. Ruh hali.

 

Gut : (daire vs) içini yakmak veya tahrip etmek. İçini çıkarmak. Bağırsaklarını çıkarmak. Misina. Şerit. Bağırsak. Temizlemek. Geçit. İçini temizlemek.

Catgut : Bağırsak kirişi. Çalgı teli. Kiriş (çalgı). Emilebilen, çoğunlukla iç organ ve kasların dikilmesinde kullanılan, bağırsaktan elde edilen dikiş ipliği. Hayvan bağırsağından yapılmış tel (çalgı). Katgüt. Ameliyat ipliği.

Chords synonyms : love lyric, voice communication, oral communication, speech communication, spoken communication, thread, strand, sense, crossbeams, blade width, tunes, chorda, language, hue, t, temperaments, colour, beam, consciousness, vocal, shadings, catling, crossbeam, sentiment, quicks, sensations, sensus, binding joist, song, speech, catguts, flex, girder.

Chords zıt anlamlı kelimeler, Chords kelime anlamı

Curve : Bükmek. Eğilmek. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Eğri. Kıvrılmak. Bükülmek. Kıvırmak. Kavis çizmek. Dönemeç. Kavisleştirmek.