Break the neck türkçesi Break the neck nedir

Break the neck ingilizcede ne demek, Break the neck nerede nasıl kullanılır?

Break : Kırık. Mola. Kırmak. Koparmak. Ara. Dizginlemek. Batırmak. Yıkmak. Şans.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

Neck : Boynun arka yüzü. Ense. Boyun. Gerdan. Gitar, jimnastik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sarmaş dolaş olmak. Yiyişmek. Çalgının sap kısmı. Giysi boynu. Sarmaş dolaş olmak (amerikan ingilizcesi).

Break the neck of : Hakkından gelmek.

Break the neck of a task : Çoğunu bitirmek. İşin çoğunu yapıp bitirmek.

Break the impasse : Çıkmazdan kurtulmak.

Break the heart : Kalp kırmak. Birini hayal kırıklığına uğratmak. Bir kimsenin üzülmesine neden olmak. Birinin kalbini kırmak.

Break the bank : Çok pahalı olmak. Kasayı batırmak. Bütün parsayı toplamak. Bütün parayı kazanmak. Parayı bulmak. Bütün parayı toplamak (rulette). Çok büyük para kazanmak. El yakmak. Çok pahalıya mal-olmak. Keseye dokunmak.

Break the bad news : Kötü haberi alıştıra alıştıra vermek.

Break the law : Kanuna karşı gelmek. Yasa çiğnemek. Suç işlemek. Yasaları çiğnemek. Kanun çiğnemek. Yasayı çiğneme. Yasal bir kurala riayet etmeme. Yasaya karşı gelmek. Kanunu çiğnemek. Yasayı çiğnemek.

 

İngilizce Break the neck Türkçe anlamı, Break the neck eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Break the neck ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Do to death : Gına getirmek. İşkence ile öldürmek. Tekrarlayıp durmak. Bıktırmak. Bıktırıncaya kadar yapmak veya söylemek.

Scuppered : Delerek batırmak. Bozmak. Katledilmiş. Taş koymak. Baskınla öldürülmüş. Baltalanmış. Baltalamak. Bozulmuş. Delerek batırılmış.

Assassinated : Suikast düzenlemek. Suikaste uğramış.

Assassinate : Suikast düzenlemek. Suikastta bulunmak. Suikast yapmak.

Massacre : Katliam yapmak. Kıymak. Ezmek. Kırıp geçirmek. Katliam. Toplu katliam yapmak. Kırım. Kılıçtan geçirmek. Topluca öldürmek. Toplukıyım.

Destroy : Yok etmek. Tüketmek. Yıkmak. Kullanılmaz hale getirmek. Kırmak. Zeval vermek. Harap etmek. Helak etmek. Ümidini yıkmak.

Cut down : İndirim yaptırmak. Damara kan veya sıvı verme veya kan alma amacıyla toplardamara küçük bir kesit yapma ve kesit yerinden ince bir tüp geçirme işlemi. Azaltmak. Masraf kısmak. Kısmak. Kesmek. Kısaltmak. Kat-davn.

Killed : Yalanlamak. Mahvetmek. Cinayet işlemek. Maktul. Dindirmek. Öldürülen. Avlamak. Söndürmek. Durgunlaştırılmış.

Murder : Öldürme. Kasten öldürmek. Cinayet işlemek. Başını gözünü yarmak. Adam öldürme. İçine etmek. Çok zor iş. Ölüm. Cinayet.

Kill : Söndür. Kesmek (ses veya ağrı vb). Yakmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Av. Işıkların söndürülmesi için verilen komut. Tahrip etme. Sök.

Break the neck synonyms : butchers, destroys, butchered, croaking, blow away, croak, butcher, assassinates, croaks, carrying off, assassinating, carry off, massacring, croaked, scupper, bump off, butchering.