Massacre türkçesi Massacre nedir

  • Kılıçtan geçirmek.
  • Kırıp geçirmek.
  • Kırım.
  • Topluca öldürmek.
  • Katliam yapmak.
  • Katliam.
  • Kıymak.
  • Katletmek.
  • Ezmek.
  • Toplukıyım.
  • Toplu katliam yapmak.

Massacre ile ilgili cümleler

English: I watched the film named "Texas Chainsaw Massacre" with my girlfriend yesterday. She was very afraid.
Turkish: Dün kız arkadaşımla birlikte "Teksas Motorlu testere Katliamı" adında bir film izledim. O çok korktu.

English: The massacre in Norway and the recent rebellion and the booty in England, are dreadful in consideration of the circumstances that the world drifted into.
Turkish: Norveç'te yaşanan katliam ve son günlerde İngiltere'deki ayaklanma ve yağma, dünyanın içine sürüklendiği durum itibarı ile dehşet vericidir.

English: It was a huge massacre.
Turkish: O büyük bir katliamdı.

English: Where did you massacre them?
Turkish: Onları nerede katlettin?

English: The general ordered the massacre of all war prisoners.
Turkish: General tüm esirlerin öldürülmesini emretti.

Massacre ingilizcede ne demek, Massacre nerede nasıl kullanılır?

Jonestown massacre : Jonestown katliamı. Lider jim jones'un üyelerin siyanürlü içki içmelerini emrederek 1978'de guyana'da “insanların tapınağı” tarikatı üyeleri tarafından gerçekleştirilen toplu intihar.

 

Kafr qasim massacre : Sınır keskin nişancı petrol görevlileri tarafından kasabada sokağa çıkma yasağı olduğunu bilmeyen kfar qasim vatandaşlarını n vurulduğu olay (1956). Kafr qasim katliamı.

Kent state massacre : Kent eyalet üniversitesi katliamı. 1970 yılında vietnam savaşı'nı protesto eden öğrencilerin toplum polisi tarafından vurulduğu olay (kent eyalet üniversitesi ohio'da).

Machpela cave massacre : Machpela mağarası katliamı. Hebron'daki machpela mağarası'nda meydana gelen müslüman hacıların yahudi bir fanatik tarafından topluca katledilmesi.

Massacred : Toplu katliam yapmak. Katledilmiş. Katliama uğramış. Katliam yapmak. Katliam yapılmış. Kılıçtan geçirmek.

Massacres : Katliam yapmak. Kılıçtan geçirmek. Katliamlar. Toplu katliam yapmak.

Massacring : Ezmek. Katletmek. Kıymak. Topluca öldürmek. Kırıp geçirmek. Toplukıyım. Katliam. Toplu katliam yapmak. Kılıçtan geçirmek. Katliam yapmak.

Massachusetts bay colony : 1600'lerin başlarında ve ortalarında yeni dünya püritenleri tarafından kurulan koloni. Masachusets körfez kolonisi.

Massacrer : Soykırımcı.

Massachusetts : Abd'nin doğu sahilinde bir eyalet. Amerika'da eyalet. Masachusets eyaleti. Abd'nin doğu kıyısında bir eyalet.

İngilizce Massacre Türkçe anlamı, Massacre eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Massacre ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sabers : Kılıçla vurmak. Eskrim kılıcı. Süvari kılıcı. Kılıçla kesmek. Kılıç.

Hack : Çentik. Taksici. Hek. Alelade. Kertik. Kesici alet. Yazar bozuntusu. Yermek. Sıradan yürüyüş ve iz sürmede binicilik için kullanılan at.

 

Sabering : Kılıçla kesmek. Pala ile vurma. Kılıçtan geçirme. Kılıçla vurmak.

Depredating : Yağmalamak. Talan etmek.

Sabered : Kılıçla kesmek. Kılıçla vurmak. Kılıçtan geçirilmiş.

Butchered : Doğramak. (hayvan) kesmek veya öldürmek. Berbat etmek. Kasaplık hayvan kesmek. Cani. Rezil etmek. Boğazlamak. Kasap. Kesmek.

Bray : Anırma. Anırmak. Dövmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Haykırmak. Kulak tırmalayıcı ses. Dövmek (havanda). Anırır gibi bağırmak. Anırtı.

Crush : Sıkmak. Sıkıştırarak ezmek. Öğütmek. Sıkma meyve suyu. Parçalanmak. Basmak. Zulmetmek. İzdiham oluşturmak. İtişmek.

Carnages : Kan dökme. Kıyım.

Genocides : Jenosit. Soykırım. Jenosid. Genel soykırım. Genosit.

Massacre synonyms : bruise, battue, sabre, brays, mince, do to death, amuses, the crimea, massacring, sabred, massacres, decimate, break the neck, hecatombs, bloodshed, sabres, crimean, mow down, crunches, butchery, depredate, decimating, bloodbath, bloodshedding, saber, sabring, slaughters, sacrifice, chop up, play havoc with, lysis, crushes, execution.

Massacre ingilizce tanımı, definition of Massacre

Massacre kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To slaughter. To butcher. As, the massacre on St. Bartholomew`s Day. The killing of a considerable number of human beings under circumstances of atrocity or cruelty, or contrary to the usages of civilized people. To kill in considerable numbers where much resistance can not be made. Limited to the killing of human beings. To kill with indiscriminate violence, without necessity, and contrary to the usages of nations.