Katletmek nedir, Katletmek ne demek

Katletmek; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • İnsan öldürmek.
  • Zor duruma sokmak, aşırı derecede rahatsız etmek
  • Zarar vermek.

"Katletmek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Doğayı katletmek."
  • "Bu adam benim can düşmanımdır. Haksız yere beni katlediyor." - O. S. Orhon

Katletmek tanımı, anlamı:

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Öldürmek : Boşuna geçmek. Ölmesine yol açmak. Bir canlının hayatına son vermek. Yok olmasına, ortadan kalkmasına, azalmasına yol açmak. Etkisini ve gücünü azaltmak. Sağlığını bozmak, rahatsızlık vermek. Aşırı yormak. Bitkinin solarak kurumasına sebep olmak. Çok üzmek. Bazı şeylerin diriliğini, tazeliğini veya sertliğini gidermek.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Sokmak : Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Belli etmeden kötü bir malı vermek. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. İçine veya arasına girmesini sağlamak.

 

Derece : Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Başarı gösterme. Denli, kadar. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Sıcaklıkölçer. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim.

Rahatsız : Rahatı olmayan, tedirgin, huzursuz. Rahat kullanılmayan, sıkıntı, tedirginlik veren. Hasta, keyifsiz.

Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.

Zarar vermek : Kötülük etmek. birinin parasal kayba uğramasına sebep olmak.

Vermek : Ayırmak, harcamak. Doğurmak. Ondan bilmek, atfetmek. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Dayamak. Ödemek. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Kazandırmak, katmak. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Bırakmak veya bağışlamak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Sahip olmasını sağlamak. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Satmak. Yaymak. Tespit etmek.

 

Diğer dillerde Katletmek anlamı nedir?

İngilizce'de Katletmek ne demek? : v. kill, slaughter, slay, do to death, butcher, scupper

Fransızca'da Katletmek : assassiner, tuer; massacrer

Almanca'da Katletmek : v. hinschlachten, morden

Rusça'da Katletmek : v. убивать, умерщвлять, убить, умертвить