Killed türkçesi Killed nedir

  • Öldürülen.
  • Cinayet işlemek.
  • Katletmek.
  • Söndürmek.
  • Öldürmek.
  • Avlamak.
  • Ortadan kaldırmak.
  • Gebertmek.
  • Yalanlamak.
  • Maktul.
  • Kesmek.
  • Öldürülmüş.
  • Durgunlaştırılmış.
  • Mahvetmek.
  • Dindirmek.

Killed ile ilgili cümleler

English: A lot of people were killed by the blast.
Turkish: Patlamada birçok insan öldü.

English: A lot of people are killed in automobile accidents every year.
Turkish: Her yıl çok sayıda insan otomobil kazalarında ölmektedir.

English: "Your face is all over the BBC, Dima!" Al-Sayib exclaimed. "They say you slept with 25 men and then killed them! How the heck did you do that?!"
Turkish: "Yüzün BBC'nin her yerinde, Dima!"Al-Sayip bağırdı. "Onlar 25 adamla uyuduğunu va sonra onları öldürdüğünü söylüyorlar! Allah'ın belası bunu nasıl yaptın!

English: A few people were killed in the car accident.
Turkish: Trafik kazasında birkaç kişi hayatını kaybetti.

English: A little soap and water never killed anybody.
Turkish: Biraz sabun ve su asla hiç kimseyi öldürmedi.

Killed ingilizcede ne demek, Killed nerede nasıl kullanılır?

Killed him : Onu kasten öldürdü. Onu öldürdü.

Killed in action : Görev esnasında öldürülen asker. Savaşta hayatını kaybeden. Görev sırasında şehit olan. Askeri manevra sırasında öldürülen (genellikle savaştaki askerlerle ilgilidir).

 

Killed steel : Oksijeni tam giderilmiş çelik. Sakinleşmiş çelik. Dingin çelik. Söndürülmüş çelik. Durgun çelik. Sönük çelik.

Killed the pain : Ağrıyı hafifletti. Ağrıyı dindirdi. Ağrıyı kesti.

Killed time : Zaman öldürdü. Vakit geçirdi.

Killed vaccine : Kimyasal veya fiziksel ajanlarla etkisiz duruma getirilmiş veya öldürülmüş enfeksiyon etkeninden hazırlanan aşı tipi, inaktif aşı. Ölü aşı.

Be skilled in : Bir işin ustası olmak. Bir şeyi iyi yapmak.

Be skilled : Yetenekli olmak. Mahir olmak.

Was killed : Öldürüldü. Cinayete kurban gitti.

Be killed : Defteri dürülmek. Postu deldirmek. Öldürülmek. Gebertilmek. Kırılmak. Cinayete kurban gitti. Hali olmamak. Kolunu kaldıracak hali olmamak. Maktül düşmek. Öldürüldü.

İngilizce Killed Türkçe anlamı, Killed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Killed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eradicator : Tahrip eden şey veya kişi. Silici. Yok eden kimse veya şey. Yok eden (kökünü kazıyan) kimse veya şey. Yok edici. Kimyasal mürekkep gidericisi. Yok eden. Yok eden kişi.

Bag : Torbalanmak. Kapmak (sandalye). Çalmak. Sarkmak. İç etmek. Çantaya koymak. Torbaya koymak. Torba. Çuvala koymak.

Alleviates : Bastırmak. Yüreğine su serpmek. Teskin etmek. Kısmen gidermek. Yatıştırmak. Azalmak. İçine su serpmek. Azaltmak. Hafifletmek.

Chevied : Avlanmak. Sıkıntı vermek. Sıkmak.

Catch : Top tutma. Yakalama. Takılmak. Birdenbire fark etmek. Tutma. Gafil avlamak. Tutuşmak. Tutunmak. Kapmak. Yetişmek.

Victim : Felaketzede. Av. Mağdur. Kazazede. Mağdur kimse. Kurban.

 

Deflated : Havasını boşaltmak. Burnunu sürtmek. İnik. Düşürmek. Havası boşaltılmış. Kederli. Hüzünlü. Azaltılmış. Yükselişe müdahele etmek.

Appease : Gönlünü almak. Bastırmak (açlığı vb). Gidermek. Bastırmak. Azaltmak. Tatmin etmek. Hafifletmek. Doyurmak. Açlığını gidermek.

Confutes : Çürütmek. Susturmak. Aksini ispat etmek. Aksini kanıtlamak. Doğru olmadığını ispat etmek. Tersini kanıtlamak. Aksini ispatlamak. Tersini ispat etmek. Çürütmek (bir görüşü vb).

Deflate : Gururunu kırmak. Havasını boşaltmak. Burnunu sürtmek. Yükselişe müdahele etmek. Sönmek. Gazını boşaltmak. Havasını boşatmak. Piyasadaki para miktarını azaltmak. Düşürmek. Yükselişe müdahale etmek.

Killed synonyms : strangler, public executioner, chase, knock someone off, controvert, call back, choker, butchered, bang up, abandons, clear off, abolish, contradicted, bear off, assassinate, assassinates, allayed, bankrupted, assassinated, confuting, slain, dampens, croaks, belt up, bankrupt, erased, someone, abridging, mortal, full, alleviate, barbarizing, commit a crime.

Killed zıt anlamlı kelimeler, Killed kelime anlamı

Empty : Boşuna. Abuk sabuk. Dökülmek. İçeriksiz. Yoksun. Akıtmak. Dökmek. Saçma. Tahliye etmek. Önemsiz.

Unskilled : Dirayetsiz. Niteliksiz. Beceri gerektirmeyen. Becerisiz. Hünersiz. Beceriksiz. Deneyimsiz. Acemi. Kaba. Vasıfsız.

Incompetent : Na-ehil. Beceriksiz. Yetersiz. Gereken yetenekte olmayan. Kabiliyetsiz. Ehliyetsiz. İstidatsız. Yetkisiz. Beceriksiz (kimse). Eksik.

Killed antonyms : inexperienced.