Amass türkçesi Amass nedir

Amass ile ilgili cümleler

English: He amassed a large fortune before he died.
Turkish: Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.

English: Her ability to amass a fortune is due to luck and hard work.
Turkish: Biriktirdiği serveti şansına ve çok çalışmasına borçlu.

Amass ingilizcede ne demek, Amass nerede nasıl kullanılır?

Amassed : Birikmiş. Kümelenmiş. Toplanmış. Yığılmış.

Amasser : Akümülatör. Toplayıcı. Biriktirici. İstifçi.

Amassers : Biriktirici. İstifçi. Akümülatör. Toplayıcı.

Amasses : Bir araya gelmek. Top olmak. Bir araya getirmek. Toplamak. Yığmak. Biriktirmek.

Amassing : Biriktirmek. Toplamak. Yığmak. Bir araya getirmek. Top olmak. Bir araya gelmek.

Adamas : En sert, çelik, elmas. Adamas.

Amasya declaration : Amasya tamimi.

Bahamas : Bahamalar. Atlantik okyanusu'nda florida'nın güneyinde bulunan adalar grubu. Bahama adaları'nda bulunan ülke. Bahama adaları. Bahama.

Amasya peace treaty : Amasya müsalahası (ilk osmanlı-iran anlaşması).

Amassments : Toplantı. Birikim. Yığma.

İngilizce Amass Türkçe anlamı, Amass eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Amass ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bank : Akarsu kıyısı. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Para ve para gibi geçerli olan tecimsel belgitler üzerinde işlem yapan tecim kuruluşu. yatırım kabul eden, kendi güvenirliğini karşıtının güvenirliği yerine koyarak onlara satın alma gücü sağlayan, para kullanılmadan da işlerin yürütülmesini kolaylaştıran anamal, para saygınlık ve ürem üzerine her türlü işlemi düzenleyen ve yürüten, gerçek ve tüzel kişilerin ve devletin bu alandaki gereksemelerini yerine getirici uğraşlarda bulunan ve bunları yapmağa yasalarla yetkilendirilen akçalı ve tecimsel kuruluş. Sahil. Banka. Yığın. Set çekmek. Önlemek. Set. Bankaya para yatırmak.

Come up : Yaklaşmak. Yükselmek. Tutulmak. Yaygın olmak. Yükselmek (güneş). Üniversiteye başlamak. Mahkemeye çıkmak. Karşılaşmak. Gündeme gelmek. Sokulmak.

Cumulates : Kümülat. Birikmek. Yığımak. Birikme.

Cast up : Karaya vurmak. Kötü bir şeyi hatırlatmak. Yukarı atmak. Kıyıda yıkamak. Toplamını çıkarmak. Toplama yapmak. Yukarıya kaldırmak. Hesap etmek. Yukarı fırlatmak.

Conflating : Birleşmiş. Birleşik (iki yazı vb). Bir noktada bağlamak. Birleşik.

Pile up : Karaya oturtmak. İstif etmek. Haşat etmek. Kaza yapmak. Birikmek. Yığılmak. Karaya oturmak. Kayalara çarpmak.

Catch : Avlamak. Yetişmek. Yakalamak. Aldatmaca. Tokat atmak. Birdenbire fark etmek. Çalışmak (mekanizma). Bityeniği. Top tutma. Tutuşmak.

Agglomerates : Bir araya toplamak. Yığma. Yığılmak. Toplanmak. Yığışma. Toplama.

Cumulate : Birikme. Yığımak. Kümülat. Birikmek.

Clumping : Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses. İndirmek (argo terim). Ağır adımlarla yürümek. Yumruklamak. Kümeleşme. Kümeye eklemek. Kümelenme.

 

Amass synonyms : stack away, hive away, cluster, aggregates, bunch together, store, accumulating, add, lump, accrete, chunk, scrape, aggregate, backlog, agglomerating, collect, corral, agglomerated, fund, add together, cumulated, calling together, band together, increase, coalesced, aggregated, bind, collect in, cumulating, drift, hoard, stash away, coalescing.

Amass zıt anlamlı kelimeler, Amass kelime anlamı

Decrease : Düşüş. İnmek. Eksiltmek. İnişe geçmek. Eksilme. Düşüş göstermek. Azaltmak. Küçülmek. Eksiltme. Azalmak.

Amass ingilizce tanımı, definition of Amass

Amass kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to amass a treasure or a fortune. A mass. To amass words or phrases. To collect into a mass or heap. A heap. To gather a great quantity of. To accumulate.