Predispose türkçesi Predispose nedir

Predispose ingilizcede ne demek, Predispose nerede nasıl kullanılır?

Predisposed : Önceden hazırlamak. Yatkın. Eğilimli. Uygun hale getirmek. Yatkınlık kazandırmak. Meyilli.

Predisposes : Uygun hale getirmek. Kabiliyet. Predispoze etmek. İstidat. Eğilim. Önceden hazırlamak. Yatkınlık kazandırmak. Predispoze.

Predisposing : Zemin hazırlayan. Yatkınlık kazandırmak. Uygun hale getirmek. Predispozan. Önceden hazırlamak.

Predispositions : Eğilim. Predispozisyon. İstidat. Öneğilim. Doğal yatkınlık. Meyil. Yatkınlık.

Have a predisposition : Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak. Yatkın olmak. Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak.

Predissociation : Önayrışım. Ön çözüşme. Önayrışma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Öğecikler arasındaki gerilim erke eğrilerinin kesişmesi yüzünden beklenmedik yerde oluşan özdeciksel ayrışma. Ön ayrışma.

Have a predisposition for : Bir şeye karşı kapılabilir olmak. Bir şeye eğilimli olmak. Meyilli olmak.

Predis sociation : İki ya da daha çok öğecikli bir özdeciğin, ışınım erkesi soğulmakla ayrışma eğilimine girmesi. Önayrışım.

 

İngilizce Predispose Türkçe anlamı, Predispose eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predispose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Habilitates : Yeterlik kazanmak. Donatmak. Yeterli hale getirmek. Gerekli niteliklere sahip olmak. Giydirmek. Döner sermaye sağlamak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak.

Catch up : Bilgilendirmek. Yakalamak. Aynı düzeye getirmek. Yakala. Geri kalmamak. Kapıp kaçmak. Büyülemek. Seviyesine ulaşmak. Yetişmek.

Cast a spell on : Büyülemek. -i büyülemek. Büyü yapmak.

Dowering : Drahoma vermek. Yetenek vermek. Yetenek. Çeyiz vermek. Drahoma. Vergi. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Çeyiz. Başlık.

Device : Makine. Aygıt. Hile. Oyun. Yol. Alıcıyı satış konusuna yaklaştıracak, onda ilgi uyandıracak nitelikteki sözler. Donanım. Resim. Alet.

Dowered : Başlık. Yetenek. Vergi. Yetenek vermek. Çeyiz vermek. Drahoma vermek. Çeyiz. Drahoma. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay.

Act on : Etkimek. Göre davranmak. Etki.

Enamor : Aklını başından almak. Büyülemek. Aşık etmek.

Desiring : Rica etmek. İstemek. Arzu etmek. İmrenme. İmrenmek. Rağbet. İsteme. Arzulamak. Yalvarmak.

Dowers : Çeyiz vermek. Yetenek vermek. Vergi. Yetenek. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Çeyiz. Drahoma. Başlık.

Predispose synonyms : inclinations, capacity, preconditioning, concern, colour, affection, calibre, predisposing, streamlines, make suitable, streamline, prearrange, dowries, incline, presets, ability, affect, talent, presetting, devices, calibres, accomplishments, enamoring, empierce, carry weight, tailor, bent, dictates, facility, prefabricate, caliber, dispose, prearranges.

 

Predispose zıt anlamlı kelimeler, Predispose kelime anlamı

Indispose : Keyfini kaçırmak. Elverişsizleştirmek. Zayıflatmak. Rahatsız etmek. Bozmak. Soğutmak. Hasta etmek. İsteksiz. Hevesini kırmak.

Predispose ingilizce tanımı, definition of Predispose

Predispose kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To dispose or incline beforehand. To give a predisposition or bias to. As, to predispose the mind to friendship.