Habilitates türkçesi Habilitates nedir

  • Yeterlik kazanmak.
  • Donatmak.
  • Uygun hale getirmek.
  • Giydirmek.
  • Yeterli hale getirmek.
  • Döner sermaye sağlamak.
  • Gerekli niteliklere sahip olmak.
  • Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak.

Habilitates ingilizcede ne demek, Habilitates nerede nasıl kullanılır?

Rehabilitates : Sağlığına kavuşturmak. İyileştirmek. Onarmak. Yararlı duruma getirmek. Hakları geri vermek. Eski haklarını iade etmek. Eski haline döndürmek. İtibarını iade etmek. Rehabilite etmek. Tamir etmek.

Habilitate : Uygun hale getirmek. Yeterlik kazanmak. Gerekli niteliklere sahip olmak. Donatmak. Yeterli hale getirmek. Giydirmek. Döner sermaye sağlamak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak.

Habilitated : Gerekli niteliklere sahip olmak. Yeterli hale getirmek. Döner sermaye sağlamak. Donatmak. Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Giydirmek. Uygun hale getirmek. Yeterlik kazanmak.

Rehabilitate : Onarmak. İyileştirmek. İtibarını iade etmek. Yararlı duruma getirmek. Islah etmek. Eski haline döndürmek. Eski haline getirmek. Rütbe ya da haklarını geri vermek. Tamir etmek. Sağlığına kavuşturmak.

Rehabilitated : Islah edilmiş. Rehabilite etmek. Hakları geri vermek. Ticari itibarı iade eeilmiş kişi. Tamir etmek. Sağlığına kavuşturmak. İyileştirilmiş. İade etmek (hak). İyileştirmek. Eski haline döndürmek.

 

Rehabilitative : İyileştirici.

Rehabilitating : İtibarını iade etmek. Hakları geri vermek. İyileştirmek. Sağlığına kavuşturmak. Eski haklarını iade etmek. Rehabilite etmek. İade etmek (hak). Eski haline döndürmek. Tamir etmek. Yararlı duruma getirmek.

Rehabilitation : Eski haline döndürme. Islah. Temizleme. Yoksul konutlarından oluşan alanların ya da bu yerlerdeki yapıların sağlığa aykırı niteliklerinin giderilmesi. bir yerleşim yerine sağlık işgörülerinin sağlanması. bir yerleşim yerine sağlık ocağı, arkdüzen vb. sağlıkla ilgili kolaylıkların getirilmesi. Haklarını geri verme. Eski haline getirme. Sağlığına kavuşturma. Yenileme. Onarma. Esenleştirme.

Habilitation : Uygun hale getirme eylemi. Ders verme hakkı. Yüksek doktora. Uygun hale getirme.

Desert rehabilitation : Çöl ıslahı.

İngilizce Habilitates Türkçe anlamı, Habilitates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Habilitates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Qualifies : Sınırlamak. Su katmak. Ehliyet kazanmak. Tanımlamak. Değerlendirmek. Vasıflandırmak. Karakterize etmek. Kısmak. Seçmelerde kazanmak.

Coat : Mont. Birçok sestod da, embriyonik blastomerlerden köken alan dış zarın katkıda bulunduğu yumurta kabuğu. yumurtayı dış etkilere karşı koruyan ve büyük çoğunluğu kalsiyum karbonattan oluşan ve yumurtaya şeklini veren kısmı. Palto. Tabaka. Örtmek. Sarmak. Film tabanı üzerine sürülen çeşitli duyar özdek ya da koruyucu özdekten oluşan astar. Kaplamak. Bir tabaka (boya vb) sürmek.

 

Abuse : Sövgü. Yolsuzluk. Taciz etmek. Yolsuz kullanış. Doğru olmayan bir şekilde kullanmak. Tecavüz etmek. Çirkin sözler söylemek. Kötü emellerine alet etmek. Suiistimal. Fesat.

Qualify : Kısmak. Su katmak. Hak kazandırmak. Hafifletmek. Hakkını vermek. Yetki vermek. Nitelendirmek. Kalifiye etmek.

Clothe : Renklendirmek. Bürümek. Örtmek. Güzel bir dille anlatmak. Sarmak. Zenginleştirmek. Giysi sağlamak. Üstünü örtmek. Kaplamak.

Costume : Kılık. Elbise giymek. Giysi. Tayyör. Kostüm. Her türlü dış etkenlerden korunma, güzel ve çekici görünme, bağlı bulunduğu toplumsal sınıfı belirtme, yaşadığı ruhsal durumu dışa vurma, geleneklerin ve modanın etkisini yansıtma amacıyla giyilen, örtünülen, kuşanılan doğal ya da yapay nesnelerin tümü. Kıyafet. Tiyatroda rolün gerektirdiği elbise, kostüm. Sahne elbisesi.

Jacket : Plak kabı. Kitap kabı. Şömiz. Kılıf. Ciltli kitabın üzerine geçirilen kağıt kap. Kitabın kağıt kabı. Zarf. Kılıf kablo. Kabuk. Patates kabuğu.

Accoutre : İhtiyacını karşılamak. Askeri ikmal maddeleri sağlamak. Askeri giyecek vermek. Malzeme sağlamak.

Dress : Giydirip kuşatmak. Elbise. Gece elbisesi giymek. Taş yontmak. Rendelemek. Pansuman yapmak. Şekil vermek. Kıyafet. Süslemek.

Dress up : Süslenip püslenmek. Çekici ve farklı kılmak. Farklı göstermek. Giyinip kuşanmak. Şık giyinmek. Resmi giyinmek. Giyinip süslenmek. Süslenmek. İlginçleştirmek. Donanmak.

Habilitates synonyms : prim out, enclothe, overclothe, array, prim up, underdress, streamline, attired, accoutered, streamlines, vesture, robe, tailor, accommodate with, raiment, arrays, vest, predisposes, shirt, streamlining, dispose, predisposed, garb, frock, make suitable, adorn, predisposing, accouter, wrap up, prim, habilitated, tog, habilitate.

Habilitates zıt anlamlı kelimeler, Habilitates kelime anlamı

Disqualify : Yetkisini elinden almak. Dereceye girememek. Yetkisini elinden almak (ceza olarak). Spor diskalifiye etmek. Yetersiz bulmak. Diskalifiye etmek. Ehliyetini kaldırmak. Ehliyetsiz kılmak. Menetmek.

Underdress : Hafif giyinmek. İçine giydirmek. Kötü giyinmek. Altına giymek. Sade giyinmek.

Undress : Giysilerini çıkarmak. Dökülüp saçılmak. Ev elbisesi. Gündelik elbise. Soyunmak. Elbiselerini çıkarmak. Üniforma. Soymak. Sargısını açmak.

Habilitates antonyms : overdress.