Abuse türkçesi Abuse nedir

  • Çirkin sözler söylemek.
  • Küfretmek.
  • Tecavüz etmek.
  • Taciz etmek.
  • Suiistimal etmek.
  • Sövgü.
  • Taciz.
  • Sövüp sayma.
  • Kötüye kullanma.
  • Kötü emellerine alet etmek.
  • Suiistimal.
  • Kötü davranmak.
  • Yanlış işlem. içgüdüsünü kötüye kullanma.
  • Küfür.
  • Fesat.
  • Doğru olmayan bir şekilde kullanmak.
  • Kötüye kullanmak.
  • Yolsuz kullanmak.
  • Suistimal etmek.
  • Suistimal.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Yolsuzluk.
  • Yolsuz kullanış.
  • Küfür etmek.
  • Giydirmek.

Abuse ile ilgili cümleler

English: Child abuse is against the law.
Turkish: Çocuk istismarı yasalara aykırıdır.

English: Child abuse is a crime.
Turkish: Çocuk istismarı suçtur.

English: If you abuse your computer, it won't work well.
Turkish: Bilgisayarına kötü muamele edersen, o iyi çalışmaz.

English: Every person has the power to abuse their priviledges.
Turkish: Her kişi, ayrıcalıklarını kötüye kullanma gücüne sahiptir.

English: Don't abuse me, please.
Turkish: Beni istismar etmeyin, lütfen.

Abuse ingilizcede ne demek, Abuse nerede nasıl kullanılır?

Abuse at somebody hurl : Küfür etmek.

Abuse of authority : Görevin kötüye kullanılması. Otoriteyi kötüye kullanma.

Abuse of confidence : İtimadı suistimal. Güveni kötüye kullanma. Emniyetli suistimal. Emniyeti suistimal. Güvenin kötüye kullanılması. Güveni sarsma. Güvenden faydalanmak.

 

Abuse of law : Kanunu suistimal etmek. Rüşvetçilik ya da başka yöntemlerle hukuk sistemini çarpıtma veya bozma.

Abuse of power : Bir kimsenin yetkisini kasıtlı olarak kullanmak. Emniyeti suistimal. Birinin yetkisinden yararlanmak.

Drug abuse : İlaç suistimali. İlacı kötü amaçla kullanma. Madde bağımlılığı. Madde suistimali. İlacın kötüye kullanımı.

Information system abuse : Bilgi sisteminin kötüye kullanımı. Bilgisayarın kötüye kullanımı.

Net abuse : İnterneti kötüye kullanma. Birçok istenmeyen ileti göndererek haber gruplarına zarar verme teşebbüsü. İnternet istismarı.

Child abuse syndrome : Çocuk suistimali sendromu. Hırpalanmış çocuk sendromu.

Self abuse : Suistimal. Kendini aşağılama. Mastürbasyon.

İngilizce Abuse Türkçe anlamı, Abuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Invective : Tahkir. Ağır hakaret. Hakaret. Tezyif.

Betrays : İhanet etmek. Açığa vurmak. Aldatmak. Ağzından kaçırmak. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Ele vermek. Yanlış yola sevk etmek. Hainlik etmek.

Depravement : Bozulmuşluk. Bozulma. Dejenerasyon. Azgınlık. Ahlaksızlık. Ahlak bozukluğu.

Imposition : Yükleme. Üstleme. İstenmeyen misafir. Vergi. Koyma. Verginin belirtilmesi yasalarında gösterilen dayanaklar ve oranlar üzerinden vergi örgütünce sayışımlanarak bu alacağın niceliği bakımından belirli bir duruma getirilmesi işlemi. Bir görüş ya da düşünceyi benimsetmeye çalışma; bir nesneye yargı ya da değer yükleme. Ceza.

Blaspheming : Küfretmek (dine). Dine küfretmek. Allah hakkında kötü konuşmak. Saygısızlıkta bulunmak. Kutsal şeylere saygısızlık. Sövmek. Dinsel konularda saygısızca konuşmak.

 

Illegalities : Yasadışı olma. Nizamsızlık. Kanuna aykırılık. Kanunsuzluk. İllegallik. Kanuna muhalefet. Gayrimeşruluk. Yasadışılık. Hukuka aykırılık.

Bribery : Yedirim. Rüşvet. Rüşvet verme. Rüşvet suçu. Rüşvetçilik. İrtikap. Yiyicilik.

Ill use : Kötü kullanmak. Hor kullanmak. Kötü muamele etmek. Fena muamele etme. Hırpalamak.

Misemploy : Amacının dışında kullanmak.

Break into : Hırsızlık yapmak. Ayırmak. Hırsızlık amacıyla bir yere girmek. Girmek. Konuşmayı kesmek. Zorla girmek. Basmak. Dalmak. Zorla içeri girmek.

Abuse synonyms : array, take in vain, vituperations, barretor, abc method, harassments, hellraiser, blackguards, cursing, ill treated, corruptions, misemploys, exploitation, vituperation, fulmination, a posteriori probability, discriminate against somebody, agitators, disturbing, bad lot, act meanly, defiling, a priori analysis, encroached, a level, fuck about, agitator, billingsgate, illegality, encroaches, a error, misfeasances, factious.

Abuse ingilizce tanımı, definition of Abuse

Abuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An abuse of civil rights, or of privileges or advantages. To put to a bad use. As, to abuse inherited gold. To misuse. Improper treatment or use. Application to a wrong or bad purpose. To pervert. Misuse. An abuse of language. As, to abuse one`s authority. To make an excessive use of. To put to a wrong use. To use for a wrong purpose or end. To misapply. As, an abuse of our natural powers.