Abuse of confidence türkçesi Abuse of confidence nedir

  • Güveni sarsma.
  • Emniyeti suistimal.
  • Güveni kötüye kullanma.
  • Emniyetli suistimal.
  • İtimadı suistimal.
  • Güvenden faydalanmak.
  • Güvenin kötüye kullanılması.

Abuse of confidence ingilizcede ne demek, Abuse of confidence nerede nasıl kullanılır?

Abuse : Kötü emellerine alet etmek. Kötüye kullanma. Suistimal. Taciz. Yanlış işlem. içgüdüsünü kötüye kullanma. Küfretmek. Yolsuzluk. Tecavüz etmek. Suiistimal. Sövüp sayma.

Of : Den. -den övünerek bahsetmek. Nin. -den. -dan. In. -nın. -nin. Li. -in.

Confidence : Sırdaşlık. Mahremiyet. Güvenirlik. İnanma. Gizli şey. İman. İtminan. İnanç. Gizlilik.

Abuse of authority : Otoriteyi kötüye kullanma. Görevin kötüye kullanılması.

Abuse of law : Rüşvetçilik ya da başka yöntemlerle hukuk sistemini çarpıtma veya bozma. Kanunu suistimal etmek.

Abuse of power : Bir kimsenin yetkisini kasıtlı olarak kullanmak. Emniyeti suistimal. Birinin yetkisinden yararlanmak.

Vote of confidence : Güven oylaması. Güvenoyu. Güven oyu.

Level of confidence : Güvenin düzeyi. Güvenirlilik düzeyi.

Degree of confidence : Güven derecesi.

Lose a vote of confidence : Güvenoyu almamak.

İngilizce Abuse of confidence Türkçe anlamı, Abuse of confidence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abuse of confidence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abuse of power : Bir kimsenin yetkisini kasıtlı olarak kullanmak. Birinin yetkisinden yararlanmak.

Breach of trust : Güveni bozma. Belli bir süre kullanılmak üzere bir kişiye her ne adla olursa olsun teslim edilen bir şeyin, hata veya ihmal sonucunda, kendisi veya başkasının yararına kullanılması, satılması, rehin edilmesi, tüketilmesi, değiştirilmesi veya bozulması. krş. güveni kötüye kullanma sigortası. Emniyeti kötüye kullanma. Emanete ihanet. Emanete hıyanet.

Betrayal of trust : Güveni kırma. Güven ihaneti.

Embezzlement : Yazılımlarda değiştirme ve silinti yaparak kendisi ile ilişkisi olmayan bir paraya el koyma. kendisi ile ilişkisi olmayan bir parayı alarak harcama. bir kişinin inanarak kendisine verdiği herhangi bir nesneyi o kişi için dokuncalı olabilecek kötü koşullarla kullanma. İhtilas. Kötüye kullanma. Zimmete para geçirme. Zimmete geçirme. Yolsuzluk. Aşırtı. Zimmet suçu. Zimmetine geçirme.

Misappropriation : Kötüye kullanma. Zimmete para geçirme. Çalmak. Aşırtı. Zimmete geçirme. Suistimal. Emaneti suistimal. Yazılımlarda değiştirme ve silinti yaparak kendisi ile ilişkisi olmayan bir paraya el koyma. kendisi ile ilişkisi olmayan bir parayı alarak harcama. bir kişinin inanarak kendisine verdiği herhangi bir nesneyi o kişi için dokuncalı olabilecek kötü koşullarla kullanma.

Breach of faith : Sözünden dönme. Dürüst olmayan davranış. Sadakatin bozulması. Sözünü yerine getirmeme. Sözünü tutmama.

Perfidy : Hakikatsizlik. Vefasızlık. Hainlik. Sadakatsizlik. İhanet. Kalleşlik. Hıyanet. Kahpelik. Gaddarlık.

Misappropriations : Emaneti suistimal. Zimmete para geçirme. Zimmete geçirme. Kötüye kullanma. Aşırtı. Suistimal. Çalmak.

Embezzlements : Zimmetine geçirme. Kötüye kullanma. Zimmete para geçirme. İhtilas. Aşırtı. Yolsuzluk. Zimmete geçirme. Zimmet suçu.

Perfidies : Hainlik. Gaddarlık. Kahpelik. Sadakatsizlik. İhanet. Hıyanet. Vefasızlık. Hakikatsizlik. Kalleşlik.