Have a predisposition for türkçesi Have a predisposition for nedir

  • Meyilli olmak.
  • Bir şeye eğilimli olmak.
  • Bir şeye karşı kapılabilir olmak.

Have a predisposition for ingilizcede ne demek, Have a predisposition for nerede nasıl kullanılır?

Have : Etmek. Aldatmak. -si olmak. Yapmak. Olmak. Elde etmek. Malik olmak. Kabul etmek. Sahip olmak. Yaptırmak.

A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Argonun simgesi. Belirli bir tür veya nitelikteki. En yüksek not. Atom ağırlığı. İngiliz alfabesinin birinci harfi. Bir. Pek iyi. La (müzik terimi). Amperin simgesi.

For : -e göre. -e elverişli. İçin. Şerefine. Zira. -e karşı. Dolayı. Süresince. -e uygun. Uğruna.

Have a predisposition : Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak. Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak. Yatkın olmak.

Have a baby : Çocuk sahibi olmak. Doğurmak. Bebeği olmak.

Have a bad night : Kötü bir gece geçirmek.

Have a bad record : Kötü şöhreti olmak. Kötü tanınmak.

Have a bad name : Kötü şöhreti olmak. Adı çıkmış olmak.

İngilizce Have a predisposition for Türkçe anlamı, Have a predisposition for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Have a predisposition for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leant : Dayanmak. Eğilmek. Meyletmek. Yaslanmak. Yaslamak. Eğilim göstermek.

 

Leans : Eğri durmak. Dayanmak. Eğilim göstermek. Yaslamak. Yana yatmak. Yağsız. Dayamak. Kaykılmak. Eğilmek.

Leaned : Yaslanmak. Meyletmek. Eğilim göstermek. Eğilmiş. Eğilmek. Dayanmak. Yaslamak. Eğik.

Shelves : Etajer. Rafa kaldırmak. Emekliye ayırmak. Rafa koymak. Şevlenmek. Kadro dışı bırakmak. Aldırmamak. Hasıraltı etmek. Ertelemek.

Slant : Yatırmak. Çarpıtmak. Eğik olmak. Eğmek. Eğimli olmak. Yana eğilmek. Sapmak. Meyletmek.

Sloped : Eğim yapmak. Meyilli. Şevlendirmek. Eğimli olmak. Omuza asmak (tüfek). Eğri koymak.

Shelve : Ötelemek. Ertelemek. Hasıraltı etmek. Emekliye ayırmak. Rafa kaldırmak. Rafa koymak. Hasır altı etmek. Meyletmek. Şimdilik vazgeçmek.

Squint : Şaşılık. Şaşı. Eğilimi olmak. Kısık gözlerle bakmak. Gözlerini kısarak bakmak. Şaşı olmak. Eğilim. Şaşı bakmak. Bakış.

Be inclined : Hevesi olmak. Eğilimli olmak. Meyletmek.

Be disposed : İstekli olmak. Eğilimli olmak. Hevesli olmak.

Have a predisposition for synonyms : squinted, be prone to, slants, squints, shelved.