Slant türkçesi Slant nedir

  • Çarpıtmak.
  • Yana eğilmek.
  • Meyilli olmak.
  • Yatırmak.
  • Eğilimi olmak.
  • Eğimli olmak.
  • Meyletmek.
  • Sapmak.
  • Eğmek.
  • Yönelmek.
  • Eğik olmak.
  • Eğik.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.

Slant ile ilgili cümleler

English: All in all, after ten years of searching, my friend got married to a girl from the Slantsy region.
Turkish: Her şeyi düşünerek, on yıllık araştırmadan sonra, arkadaşım Slantsy bölgesinden bir kızla evlendi.

Slant ingilizcede ne demek, Slant nerede nasıl kullanılır?

Slant eye : Çekik göz.

Slant eyed : Çekik gözlü.

Slant eyes : Çekik gözler.

Slant line : Taksim. Taksim işareti.

Take a slant at : Yan gözle bakmak. Göz ucuyla bakmak.

Slants : Çarpıtmak. Eğilimi olmak. Sapmak. Eğmek. Eğik olmak. Yatırmak. Yönelmek. Meyilli olmak. Eğimli olmak. Meyletmek.

Slantways : Verevlemesine. Meyilli olarak. Çapraz.

Line slant : Eğik çizgi. Çizgi eğik.

Slanting lines : Eğik çizgiler. Görüntü çerçevesinde köşegenlere aşağı yukarı koşut olan, çerçevelemede nesnelerin, varlıkların yerleştirilmesinde göz önüne alınan varsayımsal doğrular. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Slanting eyes : Çekik gözler.

İngilizce Slant Türkçe anlamı, Slant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Instate : İşe sokmak. Vermek. Bağışlamak. İşe yerleştirmek.

Fall away : İnmek. Uzaklaşmak. Gerilemek. Azalmak. Geri çekilmek. Fenalaşmak. Çekilmek. Açık düşmek. Eksilmek.

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Detours : Sapma. Planlanmış veya niyetlenilmiş rotadan sapma. Tali yol. Detur. Saptırmak. Servis yolundan vermek (trafik). Sapak. Varyanttan gitmek. Dolambaçlı yoldan gitmek.

Pitched : Yüklemek. Yalpalamak. Kur yapmak. Atmak. Akort etmek. Taraklanmış. Sendelemek. Ziftlemek. Zift kaplamak. Çakmak.

Contort : Burma. Buruşturmak. Saptırmak. Kıvırmak. Bükmek. Burmak. Eğme. Buruşmak.

Biassing : Fikrini etkilemek. Önyargılı kılmak. Etki altında bırakmak. Bir tarafa etki etmek. Fikrini yönlendirmek. Aleyhte etkilemek. Önyargı. Önyargılı davranmasına neden olmak. Önyargıyla hareket etmek.

Incline : Çalmak. Bayır. Yönlendirmek. Yatkın olmak. Sürüklemek. Baş eğerek selamlamak. Eğilmek. Yatmak.

Garbles : Tahrif. Üzerinde oynama yapmak. Yanlış bir şekilde nakletmek. Tahrif etmek. Değiştirmek. Yanlış bir şekilde anlatmak. Saptırmak. Bozmak. Bozma.

Bevel : Eğim vermek. Eğimli yapmak. Oynar kollu gönye. Eğim. Şevlemek. Pah. Eğrilik. Şev vermek. Eğik kesmek.

Slant synonyms : embark, imbarked, steer for, canting, cant, bears, acception, abstract syntax tree, distorts, inclined, shelved, obliques, droopy, beveller, droopiest, bear, credit, face, pitching, squint, keep, instates, lean to, predetermine, leans, bend, fall, deflects, absolute loader, embarking, squinted, have a predisposition for, accent char.

Slant zıt anlamlı kelimeler, Slant kelime anlamı

 

Straighten : Düzelmek. Doğrulmak. Halletmek. Düzeltmek. Düzleştirmek. Doğrusunu açıklamak. Çözmek. Doğrultmak. Yoluna koymak. Kalkmak.

Stand still : Hareket etmemek. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareketsiz kalmak. Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak.

Slant ingilizce tanımı, definition of Slant

Slant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To lie obliquely. A slope. As, to slant a line. Sloping. A slanting direction or plane. Inclined from a direct line, whether horizontal or perpendicular. Oblique. To slope. To be turned or inclined from a right line or level. To give an oblique or sloping direction to. As, it lies on a slant. To turn from a direct line.