Predisposing türkçesi Predisposing nedir

  • Uygun hale getirmek.
  • Predispozan.
  • Zemin hazırlayan.
  • Yatkınlık kazandırmak.
  • Önceden hazırlamak.

Predisposing ingilizcede ne demek, Predisposing nerede nasıl kullanılır?

Predispositions : Öneğilim. Doğal yatkınlık. İstidat. Yatkınlık. Predispozisyon. Meyil. Eğilim.

Have a predisposition : Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak. Yatkın olmak. Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak.

Have a predisposition for : Meyilli olmak. Bir şeye karşı kapılabilir olmak. Bir şeye eğilimli olmak.

Predispose : Eğilim. Predispoze etmek. Uygun hale getirmek. Yatkınlık kazandırmak. Kabiliyet. Etkilemek. Predispoze. Önceden hazırlamak. İstidat.

Predisposed : Uygun hale getirmek. Önceden hazırlamak. Eğilimli. Meyilli. Yatkın. Yatkınlık kazandırmak.

Predisposes : Kabiliyet. İstidat. Uygun hale getirmek. Önceden hazırlamak. Predispoze etmek. Eğilim. Predispoze. Yatkınlık kazandırmak.

İngilizce Predisposing Türkçe anlamı, Predisposing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predisposing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prearranges : Önceden ayarlamak. Ön hazırlıklarını yapmak. Önceden düzenlemek.

Prefabricate : Parçalarını önceden üretmek. Önyapım. Parçalarını önceden hazırlamak. Önceden üretmek. Prefabrik. Önceden yapmak. Önceden inşa etmek. Önceden imal etmek.

 

Prearranging : Önceden ayarlamak. Ön hazırlıklarını yapmak. Önceden düzenlemek.

Precondition : Bir durum, bir ilişki ya da sonucun gerçekleşebilmesi için gerekli hazırlayıcı etkenlerin tümü. Ön şart. Katılmak. Önkoşul. Yer almak. Giriş koşulu. Önşart. Ön koşul.

Preconditioned : Önceden eğitilmiş. Yeralmak. Önceden hazırlanmış. Katılmak.

Predisposed : Meyilli. Yatkın. Eğilimli.

Habilitated : Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Giydirmek. Yeterlik kazanmak. Donatmak. Döner sermaye sağlamak. Yeterli hale getirmek. Gerekli niteliklere sahip olmak.

Prefabricates : Parçalarını önceden üretmek. Önceden yapmak. Parçalarını önceden hazırlamak. Prefabrik. Önceden üretmek. Önyapım. Önceden imal etmek. Önceden inşa etmek.

Prearrange : Ön hazırlıklarını yapmak. Önceden düzenlemek. Önceden ayarlamak.

Predisposing synonyms : make fit, streamlines, make suitable, streamline, presets, preconditions, habilitate, preconditioning, presetting, prefabricating, habilitates, predisposes, predispose, tailor, streamlining.