Predisposed türkçesi Predisposed nedir

Predisposed ingilizcede ne demek, Predisposed nerede nasıl kullanılır?

Predispose : Kabiliyet. Eğilim. Predispoze etmek. Etkilemek. Uygun hale getirmek. Önceden hazırlamak. Yatkınlık kazandırmak. Predispoze. İstidat.

Predisposes : Eğilim. Predispoze etmek. Önceden hazırlamak. Predispoze. Kabiliyet. İstidat. Yatkınlık kazandırmak. Uygun hale getirmek.

Predisposing : Zemin hazırlayan. Predispozan. Uygun hale getirmek. Önceden hazırlamak. Yatkınlık kazandırmak.

Predispositions : Öneğilim. Predispozisyon. Eğilim. Yatkınlık. Meyil. İstidat. Doğal yatkınlık.

Have a predisposition : Yatkın olmak. Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak. Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak.

Have a predisposition for : Bir şeye karşı kapılabilir olmak. Bir şeye eğilimli olmak. Meyilli olmak.

İngilizce Predisposed Türkçe anlamı, Predisposed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Predisposed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Downhill : Kolay. Çocuk oyuncağı. İnişli. Aşağıya. Yokuş aşağı giden. İniş. Bayır aşağı. İniş aşağı. Yokuş aşağı.

Given : Düşkün. Verilen. Göz önünde tutulursa. Verilmiş. Doğuştan olan. Bilinen. Belirlenmiş. Verili. Belli. Müptela.

 

Stalest : Eskimek. Tükenmiş. Bayatlatmak. Bitkin. Yorgun. Bozulmak. Vadesi geçmiş. Bayat. Eskimiş. Bozuk.

Streamlines : Aerodinamik biçim vermek. Akım hattı. Aerodinamik. Düzene koymak. Modernize etmek. Kolaylaştırmak. Akım çizgisi. Aerodinamik şekilde yapmak. Akış çizgisi.

Leanings : Yatık. Eğik. Düşeyden kaçık. Eğim. Dayanma. Meyil. Eğilim. Temayül. Arzu.

Oblique : Dolambaçlı. Sallanma. Dolaylı. Sapmak. Yansı. Eğri. Yoldan çıkmış. Sallanma hareketi. Eğilim. Yatık.

Habilitates : Avrupa üniversitelerinde öğretmen olabilecek yeterliliğe sahip olmak. Yeterlik kazanmak. Giydirmek. Gerekli niteliklere sahip olmak. Yeterli hale getirmek. Donatmak. Döner sermaye sağlamak.

Declivous : Bir dereceye kadar dik olan.

Staled : Eskimek. Bayat. Bayatlamak. Bozulmak. Kaşanmak. Yorgun. Çiş (at, sığır). Bayatlatmak. İşemek (sığır). Tükenmiş.

Predisposes : Predispoze etmek. İstidat. Predispoze. Kabiliyet. Eğilim.

Predisposed synonyms : preconditioning, tailor, aslant, susceptible, catercorner, canted, presetting, downhills, aslope, stale, stales, flexed, preconditions, prearranging, make suitable, predisposing, prearrange, habilitated, prone, declivitous, liable, streamlining, habilitate, streamline, prefabricates, disposed, preconditioned, catawampus, inclinable, biasness, capable, leaning, precondition.

Predisposed zıt anlamlı kelimeler, Predisposed kelime anlamı

Unsusceptible : Aldırmaz. Etkilenmez. Hassas olmayan.