Stalest türkçesi Stalest nedir

Stalest ingilizcede ne demek, Stalest nerede nasıl kullanılır?

Stales : Bayat. Tükenmiş. Bayatlatmak. İşemek (sığır). Yorgun. Bayatlamak. Eskimek. Kaşanmak. Çiş (at, sığır). Bozulmak.

Nervi intercostales : Nervi interkostales. Göğüs sinirlerinin, kaburga kemiklerinin sulcus costalis’i içine, aşağıda seyreden alt kolları.

Stale air : Gaz karışımlarından oluşan ve hareket etmeyen hava. Ağır hava. Bunaltıcı sıcak. Kirli veya ağır hava. Aşırı sıcak. Kirli hava.

Stale bill of lading : Geçkin konşimento. Akreditifte gösterilen süre içinde veya bir süre belirtilmemişse yükleme tarihinden itibaren yirmi bir gün içinde bankaya ibraz edilmeyen ve rezerv konusu olan gönderim belgesi. Geçgin. Bayat gönderim belgesi. Bayatlamış konşimento.

Stale bread : Eski ekmek. Bayat ekmek. Kuru ekmek.

Stalemated : Pata etmek. Köşeye sıkıştırmak. Çıkmaza sokmak.

Stalely : Bayatlamış bir şekilde. Bitkin bir şekilde.

Stalemates : Çıkmaza sokmak. Kilitlenme. Köşeye sıkıştırmak. İkilem. Açmaz. Kazanan veya kaybedenin olmadığı durum. Pata etmek. Beraberlik. Çıkmaz. Yenişememe.

Staleness : Bayatlık. Bitkinlik. Yıpranmışlık. Yorgunluk.

 

Become stale : Bayatlamak.

İngilizce Stalest Türkçe anlamı, Stalest eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stalest ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Badgered : Taciz edilmiş. Rahatsız etmek. Üstelemek. Kafa ütülemek. Eziyet edilmiş. Yıldırılmış. Başının etini yemek. Rahatsız edilmiş. Canı sıkılmış. Hiç rahat bırakmamak.

Date : İle çıkmak. Bir olayın, bir gözlemin zamanını, gün, ay, yıl olarak belirten ifade. İnsanların, üyesi bulundukları toplumu etkileyen eylemlerinden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan; bu olaylar arasındaki nedense! ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri araştırıp gösteren bilim. bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz: 29 ekim 1923, türkiye cumhuriyetinin kurulduğu tarihtir. 3-tarih kitabı: cevdet paşa'nın osmanlı tarihi; naima tarihi. Flört etmek. Buluşmak. Çıkmak (argo terim). Randevu. Eskiden kalmak. Randevuya çıkmak.

Extinct : Nesli tükenmiş. Doğada tükenmiş. Soyu kurumuş. Sönük. Soyu tükenmiş. Sona ermiş. Bitmiş. Sönmüş. Yok olmuş.

Moss grown : Yosun kaplı. Modası geçmiş. Yosunla örtülmüş.

Damaged : Zarar görmüş. Mahvolmuş. Hasarlı. Hasar görmüş. Bozulmuş. Zarar verilmiş. Ezik ve çürük içinde.

Dead tired : Çok yorgun. Yorgun argın. Çok uykusu gelmiş.

Amiss : Hatalı olarak. Ters. Eksik. Kusurlu. Fena. Kötü. Hatalı. Yanlış.

Staling : İşemek (sığır). Bayatlama.

Addling : Cılk. Şaşırtmak. Kokmak (yum.). Kafa karıştırmak. Bozulmak (yum.). Çürümek. Bozmak. Çürütmek. Çürük.

 

Aptest : Yatkınlık. Mümkün. Çabuk kavrayan. Zeki. Eğimli. Muhtemel. Uygun. Kavrayışlı. Yerinde.

Stalest synonyms : raw talent, fed up, be destroyed, corrupted, natural ability, obsoletes, depleted, deadbeat, broken, buggered, departed, dated, hackneyed, stales, be disconcerted, flexed, become depraved, become old, cachectic, detrited, capable, out of time, done, age, grow old, staler, dog tired, stale, threadbare, bad, apt to, become stale, past due.

Stalest zıt anlamlı kelimeler, Stalest kelime anlamı

Original : Asıl metin. Özgün. İlginç tip. Orijinal. İlk. Asıl. Yaratıcı. Esas. El değmemiş. Özgün canlı.

New : Yeni tarihli. Yeni. Acemi. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Yaş. Turfanda. Gıcır. Görülmemiş. Yeni olarak. Değişik.

Freshness : Körpelik. Dirilik. Yenilik. Acemilik. Sululuk. Serinlik. Tazelik. Taravet.

Stalest antonyms : fresh.