Extinct türkçesi Extinct nedir

  • Doğada tükenmiş.
  • Varisi olmayan.
  • Battal.
  • Sönük.
  • Yok olmuş.
  • Sona ermiş.
  • Nesli tükenmiş.
  • Tükenmiş.
  • Soyu kurumuş.
  • Sönmüş.
  • Bitmiş.
  • Soyu tükenmiş.

Extinct ile ilgili cümleler

English: Scuba divers have found many interesting things under water including gold coins, ancient ruins, and fossils of extinct animals.
Turkish: Tüplü dalgıçlar suyun altında altın paralar, antik kalıntılar, soyu tükenmiş hayvanların kalıntıları dahil birçok ilginç şeyler buldu.

English: Dinosaurs became extinct a very long time ago.
Turkish: Dinozorların çok uzun zaman önce nesilleri tükenmiştir.

English: About 600 languages are in process of extinction, because of English.
Turkish: İngilizce nedeniyle yaklaşık 600 dil tükenme sürecindedir.

English: The dodo is an already extinct species.
Turkish: Dodo, soyu çoktan tükenmiş bir türdür.

English: You added sentences in extinct languages.
Turkish: Sen, kullanımda olmayan dillerde cümleler ekledin.

Extinct ingilizcede ne demek, Extinct nerede nasıl kullanılır?

Extinct species : Kuşağı bitmiş, arkası kesilmiş canlı türü. Artık mevcut olmayan hayvan türleri. Nesli tükenmiş tür. Tükenmiş tür. Nesli tükenmiş türler.

Extinct volcano : Artık aktif olmayan ve gelecektede püskürmeyecek olan volkan. Sönmüş volkan. Uzun zamanlardan beri etkinlik göstermeyen ve artık püskürmesi beklenmeyen, yerkabuğundaki magma haznesi katılaşmış ve gazları tükenmiş yanardağ. Sönmüş yanardağ.

 

Almost extinct : Nesli tükenmek üzere. Yok olmaya yüz tutmuş.

Become extinct : Soyu tükenmek. Soyları tükenmek. Nesli tükenmek. Soyu kurumak. Birer birer ölmek. Sönmek (yanardağ). Sönmek (volkan).

Extincted : Yok edilmiş. Nesli tükenmiş. İlga edilmiş. Varisi olmayan. Kaldırılmış.

Angle of extinction : Sönme açısı.

Extinction ratio : Sönüm oranı. Sönümlenme oranı.

Extinction coefficient : Sönümleme katsayısı. Yutma (yutulma) katsayısı. Ekstinksiyon katsayısı. Işığın, bir ortamdan geçtikçe ne ölçüde azaldığını belirleyen nicelik. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir ortamın sonsuz ince bir katının iç yutma çarpanının, bu katın kalınlığına bölümü. Sönüm katsayısı.

Extincting : Nesli tüketme. Yok etme.

In danger of extinction : Nesli bitme tehlikesiyle karşı karşıya. Soyu tükenme tehlikesi atında.

İngilizce Extinct Türkçe anlamı, Extinct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extinct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

All over with : Tamamlanmış. Yapılmış. Sonuçlanmış. Bitirmiş olmak.

Canceled : Çizilmiş. Çizili. İptal edildi. İptal edilen. İptal edilmiş. İptal olmuş. Yürürlükten kalkan.

Done : İyi pişmiş. Yorgun. Yapılmış. Tamam. Yapılı. Pişmiş. Kabul edilebilir. Bitkin. Bıkmış.

Gone : Mahvolmuş. Kayıp. Bozuk. Kendinden geçmiş. Kaybolmuş. Hamile. Bozulmuş. Geçmiş. Ümitsiz.

All up : Mahvolmuş. İşi bitik. Hapı yutmuş.

 

Heirless : Dölsüz. Varissiz. Mirasçısı olmayan. Mirasçısız.

Distressed : Fakir. Sıkkın. Üzgün. Kederli. Talihsiz. Üzüntülü. Endişeli. Şanssız. Yıpranmış.

Inanimate : Cansız. Ölü. Sıkıcı. İnanimat. Donuk. Ruhsuz. Dirimsiz.

Curtain drops : Hikayenin sonu. İşte bu kadar. Hepsi bu kadar.

Cancelled : İptal edilmiş. Çizilmiş. Çizili. İptal olmuş. Mülga. İptal edilen. Yürürlükten kalkan.

Extinct synonyms : dismal, extinguished, consummate, extinction, calcined, dim, deadest, consummating, departed, extincts, buggered, drained, oversize, anemic, nonexistent, evanished, dead and buried, dimmest, annihilated, dismals, exhausted, clapped out, deads, anaemic, over, finished, fagged, all over, dead, drawn, dead meat, exhausted his strength, dead beat.

Extinct zıt anlamlı kelimeler, Extinct kelime anlamı

Extant : Kaybolmamış. Baki. Geçerliliğini kaybetmemiş. Hala baki ve mevcut. Günümüze kadar gelen. Hala var olan. Mevcut. Günümüze ulaşan.

Active : Bir başkasına etki yapabilen. kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek). Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen. Etkin. Çevik. Kıvrak. Çalışkan. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Muvazzaf. Pratik. Çalışan.

Extinct antonyms : existent.

Extinct ingilizce tanımı, definition of Extinct

Extinct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a fire, a light, or a lamp, is extinct. Extinguished. An extinct volcano. To cause to be extinct. Quenched. Put out.