Extant türkçesi Extant nedir

  • Geçerliliğini kaybetmemiş.
  • Hala var olan.
  • Hala baki ve mevcut.
  • Mevcut.
  • Günümüze ulaşan.
  • Kaybolmamış.
  • Günümüze kadar gelen.
  • Baki.

Extant ingilizcede ne demek, Extant nerede nasıl kullanılır?

Be extant : Kaim olmak.

Bubble sextant : Hava kabarcıklı sekstanl. Kabarcıklı sekstant. Hava kabarcıklı sekstant. Hava sekstant.

Nonextant : Namevcut. Varolmayan.

Sextant : Denizcilikte açısal mesafeyi ölçen aygıt. Açısal yükseklik ölçen bir araç. Altılık. Dairenin altıda biri. Sekstant.

Sextants : Dairenin altıda biri. Sekstant. Denizcilikte açısal mesafeyi ölçen aygıt.

Ext : İç hat. Seç. İlave telefon. Dahili telefon hattı. Yay. Telefon uzatma. Telefon ağı şubesi.

Extasy : Mutluluktan uçma. Baskın duygu (ayrıca ecstasy). Kendinden geçiren zevk.

Extatic : Ekstatik.

Extemporaneously : Doğaçlama. Doğaçtan. Spontan olarak. İrticalen. Hazırlıksız bir şekilde. Doğaçlamayla. Önceden bir hazırlık yapmaksızın. Doğaçlama olarak.

Extemporaneous : Provasız. İrticalen. İçten geldiği gibi. Doğaçlamayla söylenen. Acele. Doğaçtan. İrticali. Doğaçtan yapılan. Anında yapılan. Doğaçlamayla yapılan.

İngilizce Extant Türkçe anlamı, Extant eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Extant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Remaining : Öteki. Artık. Kalıcı. Artan. Kalık. Kalan. Arta kalan. Bakiye. Kaldı.

Enduring : Ebedi. Payidar. Tahammüllü. Çileli. Dayanıklı. Sürekli. Uzun süren. Kalıcı. Sabırlı. Cefakar.

Actual : Şimdiki. Asli. Fiili. Aktüel. Eylemsel. Asıl. Gerçekten. Gerçek. Hakiki.

Immortals : Daim. Ölümsüz. Kalımlı. Ebedi. Sonsuz. Ölümsüz varlık. Ölmez.

Living : Geçerli. Canlı. Geçim yolu. Güncel. Yaşantı. Yaşam standardı. Yaşama. Kullanılan. Geçim.

Existed : Var olmuş. Bulunmak. Var olmak. Geçinmiş. Yaşamış. Olmak. Yaşamak.

Disposables : Kullanılıp atılabilir. Kullandıktan sonra atılan. Harcanabilir. Tek kullanımlık şey. Elden çıkarılması mümkün. Emre amade. Emre hazır. Kullanıldıktan sonra atılan. İadesiz.

Everlasting : Ebediyen. Sonu gelmeyen. Ardı arkası kesilmeyen. Sık sık tekrarlanan. Bitmek bilmeyen. Ebediyet. Uzun süren. Hiç bitmeyen. Devamlı.

Perpetual : Devamlı. Aralıksız. Bitmez tükenmez. Aralıksız çalışan. Sürekli. Daimi. Kalıcı. Ömür boyu görevde kalan. Süreğen.

Extant synonyms : existent, in being, permanent, at the scene, surviving, perdurable, existents, going, eternals, eterne, the immortals, forthcoming, actuals, immortal, abiding, in hand, available, deathless, attendant, eternal, in existence, disposable, existing.

Extant zıt anlamlı kelimeler, Extant kelime anlamı

Extinct : Sona ermiş. Tükenmiş. Sönmüş. Sönük. Yok olmuş. Nesli tükenmiş. Soyu tükenmiş. Varisi olmayan. Battal. Bitmiş.

Nonexistent : Doğada tükenmiş. Yok. Var olmayan. Varolmayan.

Extant ingilizce tanımı, definition of Extant

Extant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Protruded. Standing out or above any surface.