Ölümsüz nedir, Ölümsüz ne demek

Ölümsüz; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Hiçbir zaman ölmeyecek olan, ebedi, layemut
  • Hiç unutulmayacak, daima anılacak olan, ebedi.

Ölümsüz ile ilgili Cümleler

  • Ölümsüzlüğün sırrını bulsaydım onu kendime saklardım.
  • Hiç birimiz ölümsüz değiliz.
  • Tanrı adındaki ölümsüz varlık niye ölüm dağıtır?
  • Hiç kimse ölümsüz değil.
  • Gerçekten ölümsüz olmak istiyor musun?
  • Bu yıllar içerisinde ölümsüz şiirler yazdı.
  • Hiçbirimiz ölümsüz değil.
  • Ölümcül düşmanlar ölümsüz dostlardır.
  • “Ölümsüzlerden fışkıran ışık, karanlıkları bir anda dağıttı.”
  • Dağ sıçanı ölümsüzdür.
  • Ruhun ölümsüzlüğüne inanıyorum.
  • “Nerede o süngü takmış birliğinin önünde ölümsüz gibi saldıran genç subay?”
  • Sonsuzluklar bizden korkuyorlar, çünkü ölümsüz olmanın formulü bizim içimizde gerçekten var.

Ölümsüz tanımı, anlamı

Ölüm : Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. İdam cezası. Ölme biçimi. Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma

Ölümsüzleşebilme : Ölümsüzleşebilmek durumu.

Ölümsüzleşebilmek : Ölümsüzleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

 

Ölümsüzleştirebilme : Ölümsüzleştirebilmek işi.

Ölümsüzleştirebilmek : Ölümsüzleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Ölümsüzleştirilme : Ölümsüzleştirilmek.

Ölümsüzleştirilmek : Ölümsüz duruma getirilmek.

Ölümsüzlük : Ölümsüz olma durumu, ölmezlik. Kalıcılık, ebedilik. Sınırsız bölünme yeteneğinde olan hücre, immortalité.

Ölümsüzlük bitkisi : Çöl zambağı.

Ölümsüzleşme : Ölümsüzleşmek durumu.

Ölümsüzleşmek : Ölümsüz olmak, ölümsüz duruma gelmek.

Ölümsüzleştirme : Ölümsüzleştirmek işi.

Ölümsüzleştirmek : Ölümsüz duruma getirmek.

Unutulma : Unutulmak durumu.

Layemut : Ölümsüz, ölmez.

Hiçbir : Bir addan önce getirilerek o adın bildirdiği varlıktan bir tanesinin bile olmadığını anlatan bir söz.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

Ebedi : Sonsuz, ölümsüz, bengi.

Daima : Her vakit, sürekli olarak.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Diğer dillerde Ölümlülük anlamı nedir?

İngilizce'de Ölümlülük ne demek ? : mortality