Ölümsüzleşmek nedir, Ölümsüzleşmek ne demek

  • Ölümsüz olmak, ölümsüz duruma gelmek

"Ölümsüzleşmek" ile ilgili cümle

  • "Ne olursa olsun tanrılaşır, ölümsüzleşir, o tiyatroda." - N. Cumalı

Ölümsüzleşmek anlamı, tanımı:

Ölüm : Ölmesi istenen canlı için kullanılan bir söz. İdam cezası. Bir insan, bir hayvan veya bitkide hayatın tam ve kesin olarak sona ermesi, ahiret yolculuğu, ebedî uyku, emrihak, irtihal, memat, mevt, vefat. Ölme biçimi. Sona erme, yok olma, ortadan kalkma.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Gelme : Gelmek işi. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmiş olan.

Ölümsüz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Olmak : Yitirmek, elinden kaçırmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Yol açmak. Bulunmak. Sarhoş olmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Gerçekleşmek veya yapılmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak.

 

Gelmek : Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Düşmek, rast gelmek. Uygun düşmek. Ulaşmak, varmak. Akmak. Belli bir zamana ulaşmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Uymak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Oturmaya, ziyarete gitmek. Getirmek. Biriyle birlikte gitmek. Olmak, -e uğramak. Dayanmak, tahammül etmek. Sonuç çıkmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Kazanılmak, sağlanılmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Görünmek, sanılmak. Belli bir süre dolmak. Katılmak, eklenmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Türemek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Mal olmak. Ortaya çıkmak, doğmak. Herhangi bir sırada bulunmak. İzlemek, takip etmek. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Çıkmak, yönelmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. İsabet etmek. Kadar olmak.