Predispositions türkçesi Predispositions nedir
Predispositions ingilizcede ne demek, Predispositions nerede nasıl kullanılır?
Have a predisposition for : Bir şeye eğilimli olmak. Meyilli olmak. Bir şeye karşı kapılabilir olmak.
Have a predisposition : Yatkın olmak. Doğuştan gelen yetenek veya kabiliyete sahip olmak. Önceden olan yatkınlığı veya eğilimi olmak.
İngilizce Predispositions Türkçe anlamı, Predispositions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Predispositions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Affection : Muhabbet. Duygulanım. Hastalık. Yakınlık. Alaka. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Etkileme.
Ability : İktidar. Özgüç. Yeterlik. Herhangi bir şeyi öğrenmek, bir işi yapmak ve tamamlamak ya da bir duruma başarıyla uymak konusunda organizmada bulunan ve doğuştan gelen güç. kişinin kalıtımsal olarak öğrenmesini çerçeveleyen sınır. dışarıdan gelen bir etkiyi alabilme gücü. Kudret. Hüner. Bilinen koşullara göre gerçekleşen ya da gizli kalan üretim ve satış gücü. Kabiliyet. İşçiye ilişkin iş yapabilme yeteneği.
Redeployment : Yeniden düzenleme. Reorganizasyon. Yeniden konuşlanma. Yeniden intikal. Yeniden geliştirme.
Bias : Herhangi bir toplumu, kümeyi, kişiyi, görüşü yeterli dayanak olmaksızın övmeye ya da yermeye yönelik öneğilim. Yan. Bir tarafa etki etmek. Saptırım. Önyargılı kılmak. Sapma. Yan tutma. Önyargılı davranmasına neden olmak.
Benting : Azmetmek. Kır. Yetenek. Eğim. Bükülmüş. Bükük. Çok istemek. Çimenlik.
Grade : Cins. Derecelere ayırmak. Düzenlemek. Derece. Derecelendirme yapmak. Türüne göre kimi zaman damarlarının sıklık ve paralellik düzeyinden doğan güzelliği ile, kimi zaman üzerindeki figürlerin düzgünlüğü ve çekiciliği ile ölçülen; bir taneden dört taneye kadar yan yana konulabilen a harfleri ile derecelendirilen; kerestenin fiyatı için belirleyici olan ağaç ve kereste özelliği. Düzeltmek. Eğim. Kademe. Bilgisayar, gitar alanlarında kullanılır.
Aptitudes : Uygunluk. Anıklık. Kabiliyet. Yetenek. Doğuştan yetenek.
Declivities : İniş. Eğim. Yamaç. Bayır.
Dowers : Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Drahoma vermek. Vergi. Kabiliyet. Drahoma. Başlık. Yetenek. Yetenek vermek. Çeyiz.
Gradient : Değişim ölçüsü. Eğim derecesi. Derece derece değişen. Gradyan. Bayır. Eğiklik. Düşüm. Yokuş. Eğim. Yürüyebilen (zooloji terimi).
Predispositions synonyms : sensitising, susceptibleness, fondness, bent, susceptibility, devexity, currents, apt, sensitisation, deployment, desensitising, dowry, aptest, predisposes, talent, proclivities, familiarities, affinity, devices, movement, inclinations, facility, bents, familiarity, declinations, declivity, dowering, aptness, dowries, desiring, dowered, sensitivity, device.
Predispositions zıt anlamlı kelimeler, Predispositions kelime anlamı
Sensitizing : Duyarlılaştırma. Hassaslaştırmak. Duyarlılaştırmak. Duyarlaştırma. Duyarlı hale getirmek. Duyarlaştırmak. Duyarlı hale getirme. Hassaslaştırma.
Unsusceptibility : Duyarsız olma durumu. Belli bir kuvvet veya birimden etkilenmeme. Adam sendecilik. Duyarsızlık. Duygusuzluk. Vurdumduymazlık.
Desensitizing : Hassasiyetini azaltmak. Hassasiyeti azaltma. Hassasiyeti azaltıcı. Duyarsızlaştırmak.

Bu kısımda Predispositions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Predispositions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Predispositions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Predispositions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.