Dowers türkçesi Dowers nedir

Dowers ingilizcede ne demek, Dowers nerede nasıl kullanılır?

Endowers : Vakfeden. İştirakçi. İhsan eyleyen. Hayırsever. Katkıda bulunan kimse. Bir hayır kurumu vb için gelir sağlayan. Bağışçı. Bahşeden. Donatan. Bağış yapan kimse.

Shadowers : Gizlice takip eden kimse. Davacı. Deniz izleme birimi. Kovalayan kimse. Takipçi.

Widowers : Dul (erkek). Dul erkekler. Dul erkek.

Dower chest : Çeyiz sandığı.

Dower : Çeyiz vermek. Drahoma vermek. Yetenek vermek. Çeyiz. Başlık. İstidat. Vergi. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Yetenek. Ağırlık.

Widower : Dul. Dul erkek. Dul (erkek).

Grass widower : Karısından ayrı erkek. Boşanmış adam. Karısı uzaktaki erkek. Dul adam. Boşanmış veya karısından ayrı yaşayan adam. Dul erkek. Karısı geçici olarak bir yere gitmiş olan adam.

Dowery : Yetenek. Allah vergisi. Çeyiz. Bir kadının kendisiyle birlikte damada getirdiği para veya mülk. Drahoma.

Dowering : Yetenek vermek. Drahoma vermek. Yetenek. İstidat. Başlık. Çeyiz. Çeyiz vermek. Dul kadına kocasının mülkünden düşen pay. Vergi. Drahoma.

Shadower : Davacı. Deniz izleme birimi. Gizlice takip eden kimse. Takipçi. Kovalayan kimse.

 

İngilizce Dowers Türkçe anlamı, Dowers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dowers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coiffure : Saç biçimi. Kuaförlük. Saç tuvaleti. Saç modeli. Saç stili.

Capacity : Sıfat. Güç. Yeterlik. İstiap haddi. Kapasite. Hacim. Özgüç. Mevki. Verim.

Come down : Ucuzlamak. İnmek. (fiyat) düşmek. Gözden düşmek. Düşmek. Önemsizleşmek. Geçmek. Zorlamak. Aşağı inmek. Çökmek.

Capableness : Ehliyet. Yeteneklilik. Potansiyel. Muktedir olma.

Bottom drawer : Alt çekmece.

Jurisdiction : Yetki sınırları. Yargılama gücü. Yetki alanı. Kaza. Hükümet. Davayı gören yargılık. Yargı çevresi. Yargılıkların yetkileri. Yetki sınırı. Hükümetin nüfuz dairesi.

Irresistibility : Dayanılamazlık. Dayanılmazlık. Karşı konulmazlık. Karşı konulamazlık. Cazibe.

Interestingness : Dikkat çekicilik. İlginçlik. Enteresanlık. Sürükleyicilik.

Doweries : Bir kadının kendisiyle birlikte damada getirdiği para veya mülk. Allah vergisi.

Dowers synonyms : chokehold, throttlehold, legal power, marriage portion, predispose, talent, stranglehold, abilities, dowry, caption, predispositions, influence, coiffures, cesses, duties, capabilities, aptness, adequacies, dowery, farm, displace, dos, dues, effectuality, apanage, bonneting, cap, portioned, cessing, calibers, acumens, reef, adequacy.

Dowers zıt anlamlı kelimeler, Dowers kelime anlamı

Rise : Doğma eylemi. Yukarı kalkmak. Şiddetlenmek. Kalkmak. Yükselmek. Kabarmak. Havalanmak. İyileşmek. Çıkmak. Açılmak.

Ascend : Yukarı çıkmak. Yükselmek. Tahta çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Ziyadeleşmek. Çıkmak. Çıkmak (tahta). Tırmanmak. Artmak. Ağmak.

Raise : Kaldırmak (yukarı). Kabartı. Çıkıntı. Bir araya getirmek. Artırmak. Dikmek. Kaldırmak. Yokuş. Zam. İnşa etmek.

Dowers antonyms : uninterestingness, unpersuasiveness, powerlessness, powerful, powerless, ineffectiveness.