Didi nedir, Didi ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hindi yavrusu.

Didi hakkında bilgiler

Valdir Pereira Didi (8 Ekim 1928 - 12 Mayıs 2001), Brezilyalı futbolcu ve teknik direktör. Ustaca kullandığı serbest atışlarla kalecilerin korkulu rüyasıydı. 1958 yılında Real Madrid'e transfer oldu. Takımda huzursuzluk olduğu için Brezilya'ya dönme kararı aldı ve Botafogo'ya transfer oldu. 1961 ve 1962 yıllarında Botafago'nun Brezilya Şampiyonu olmasında büyük pay sahibi oldu. Brezilya'nın unutulması zor oyuncularından Didi 1958 ve 1962 Dünya Kupaları'nda Brezilya takımının orta sahadaki yıldız ismiydi. Brezilya'nın kazandığı ikinci Dünya Kupası olan 1962 Finalleri'nde altı maçtada forma giyerek Brezilya'nın kupayı kazanmasında önemli paya sahip oldu. 1970 yılında Peru Millî Takımı'nın başına geçti ve FIFA Dünya Kupası'nda Peru Millî takımını çeyrek finale taşıdı.1972 - 1975 yılları arasında Fenerbahçe'de çalışıp, Sarı - Lacivertli takımı ligde üst üste iki defa şampiyonluğa taşıdı. Fenerbahçe'de en çok kupa alan teknik direktör oldu. 1974 yılında Nesrin Sipahi, Fecri Ebcioğlu, Osman, Şükrü, Cemil, Emin Cankurtaran, Ziya ve Yılmaz ile birlikte kulübün bilinen ilk marşı olan sözleri Fecri Ebcioğlu'na ait Yaşa Fenerbahçe'nin kayıdında yer aldı.

 

Didi ile ilgili Atasözü veya Deyim

didik didik aramak : ayrıntılı bir biçimde aramak.

didik didik etmek : didiklemek.

didik didik olmak : didiklenmek.

didişip durmak : sürekli olarak birbirini hırpalamak.

kendi kendini didiklemek : kendi kendini harap etmek, üzmek.

Didi kısaca anlamı, tanımı

Didi didi : Köpeği kovalama ünlemi

Didi godu : Dedikodu.

Didik : Kesilmiş hayvanın baş, ayak, gerdan gibi parçaları. Gaga. Yırtık, didilmiş şey. Hırçın. Eğer altı.

Didik didik ditmek : Didikleyerek araştırmak. Bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak.

Didikine : Dediki anlamında kullanılır.

Didiklamak : Didik didik tırmalamak.

Didikleniş : Didiklenme işi.

Didiklenme : Didiklenmek işi.

Didikletme : Didikletmek işi.

Didikletmek : Didikleme işini yaptırmak.

Didikleyebilmek : Didikleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Didikleyiş : Didikleme işi.

Didil : Çukur: Yüzündeki didiller çiçek bozuğundan mı kaldı.

Didilme : Didilmek işi.

Didilmek : Ditme işi yapılmak.

Didim didim : Didik didik.

Didimis : Er bezi.

Didinamus : İki uzun ve iki kısa stamenin meydana getirdiği erkek organlar topluluğu.

Didinilme : Didinilmek işi.

Didinilmek : Didinme işi yapılmak.

Didirgin : Rahatsız, dirliksiz.

Didiri : İnce uzun: Didiri bacak.

Didirmeg : İşemek.

Didişebilme : Didişebilmek işi.

Didişebilmek : Didişme imkânı veya olasılığı bulunmak.

Didişgen : Geçimsiz, kavgacı.

Didik didik : Didiklenmiş biçimde. En ince ayrıntısına kadar.

Didikleme : Didiklemek işi.

Didiklemek : Çekiştirerek ya da ısırarak parçalamak, gagalamak. Huzursuzluk vermek, sıkıntıya sokmak. Bir konuyu bütün ayrıntılarıyla gözden geçirmek, iyice araştırmak. Bir yerin veya bir şeyin içindeki eşyayı karıştırarak aramak, araştırmak.

 

Didiklenmek : Didikleme işi yapılmak.

Didim : Aydın iline bağlı ilçelerden biri.

Didingen : Çok gayret eden.

Didiniş : Didinme işi.

Didinme : Didinmek işi.

Didinmek : Çok güçlük çekerek sürekli çalışmak.

Didinti : Güçlük içinde ve sürekli olarak çalışıp çabalama, didişme.

Didişim : Konuşma ve tartışmayı bir araç değil, bir amaç sayan felsefe yöntemi, eristik.

Didişken : Didişmekten hoşlanan.

Didişme : Didişmek işi.

Didişmek : El ya da sözle birbirini hırpalamak. Geçimini sağlamak amacıyla güç şartlarda çalışmak, uğraşmak.

Diğer dillerde Dideoksinükleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Dideoksinükleotit ne demek ? : dideoxynucleotide