Disenthral türkçesi Disenthral nedir

  • Özgürleştirmek.
  • Salmak.
  • Kurtarmak.
  • Azat etmek.
  • Serbest bırakmak.
  • Özgür kılmak.
  • Kölelikten kurtarmak.
  • Bir köleye özgürlüğünü vermek.
  • Özgürlük vermek (disenthral olarak da yazılır).

Disenthral ingilizcede ne demek, Disenthral nerede nasıl kullanılır?

Disenthrall : Serbest bırakmak. Kölelikten kurtarmak. Azat etmek. Salmak. Özgürlük vermek (disenthral olarak da yazılır). Özgür kılmak. Bir köleye özgürlüğünü vermek. Özgürleştirmek. Kurtarmak.

Disenthralled : Özgürleştirmek. Özgür kılmak. Özgürlük vermek (disenthral olarak da yazılır). Kurtarmak. Serbest bırakmak. Kölelikten kurtarmak. Salmak. Azat etmek. Bir köleye özgürlüğünü vermek.

Disenthralling : Özgürleştirmek. Kurtarmak. Kölelikten kurtarmak. Serbest bırakmak. Salmak. Bir köleye özgürlüğünü vermek. Özgürlük vermek (disenthral olarak da yazılır). Azat etmek. Özgür kılmak.

Disenthrallment : Serbest bırakma. Azat etme.

Disenthralls : Serbest bırakmak. Özgürleştirmek. Özgürlük vermek (disenthral olarak da yazılır). Kölelikten kurtarmak. Bir köleye özgürlüğünü vermek. Salmak. Kurtarmak. Azat etmek. Özgür kılmak.

Disentail : Şartlarından kurtarmak. Miras koşullarından kurtarmak.

Disentangled : Serbest kalmak. Açmak. Serbest bırakmak. Açılmak. Dolaşıklığını gidermek. Çözülen. Çözmek. Çözülmüş (serbest kalmış).

 

Disentangles : Açmak. Serbest bırakmak. Kurtulmak. Düğüm çözmek. Çözülmek. Açılmak. Salıvermek. Ayırt etmek. Serbest kalmak. Düğümü çözmek.

Disentagle : Bağını çözmek. (karışık bir şeyi) çözmek. Karışık bir şeyi açmak. Çözmek. (karışık bir şeyi) açmak. Açmak.

Disentailment : Mirası sadece bazı çocuklara geçmekten kurtarma (hukuk terimi).

İngilizce Disenthral Türkçe anlamı, Disenthral eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disenthral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Emancipate : Özgürlük vermek. Bağlarından kurtarmak. Soyutlamak. Özgürlüğüne kavuşturmak.

Let off : Affetmek. Boşaltmak. Cezasını affetmek. Hafif ceza vermek. Salıvermek. Cezasını hafifletmek. Dışarı vermek. Ateşlemek.

Decontrolled : Serbest bırakılmış. Kontrolü kaldırmak. Denetimi kaldırmak. Kontrolü kaldırılmış.

Deliver : Dağıtmak (gazete, mektup vb'ni). İletmek. Doğurtmak. Yapmak (konuşma). Teslim etmek. Yapıştırmak. Atmak. Söylemek. Vermek.

Release : Bırakmak. Kurtuluş. Yürürlükteki bir görevin kullanmak üzere tuttuğu bir çevre biriminin ya da bir bellek alanının, izlencedeki bir komut, işletmen'in karışması ya da işletim dizgesince uygulanan herhangi bir komut nedeniyle görevle ilişkisini kesmek, bunları herhangi bir başka görev için kullanıma açık duruma getirmek. Serbest kalma. Sürüm. Deklanşör. Serbest bırakma. Yayım. Muaf tutma.

Bring through : Hayatını kurtarmak. Tedavi etmek. Ayıltmak. -den kurtarmak. Korumak. İyileştirmek. Kendine getirmek.

 

Affranchise : Salıvermek.

Set free : Özgür bırakmak. Salıvermek. Serbestlik getirmek. Tahliye etmek. Engel olmamak. Özgürlüğüne kavuşturmak.

Deallocate : Program için tasarlanmış olan bir kaynağı serbest bırakmak (bilgisayar). Kaynağı serbest bırakmak. Bir özgülemeyi iptal etme. Serbest bırakma.

Enfranchised : Oy kullanma hakkı tanınmış. Ayrıcalık tanınmış. Hak tanımak. Sorumluluktan kurtarmak. Azat edilmiş. İmtiyaz verilmiş. Vatandaşlığa kabul edilmiş. Serbest bırakılmış. Kabul etmek (üyeliğe vb.).

Disenthral synonyms : enfranchises, releasing, discharge, brought through, decontrolling, liberalize, emit, enfranchising, assoil, absolves, clean up, cleared, emancipating, disenthralling, absolving, absolved, liberalizing, decontrols, bails, clears, let out, bail, emancipates, enfranchise, cut adrift, deblock, disengages, brought off, secrete, liberalizes, discharging, disenthrall, bailed.