Salmak nedir, Salmak ne demek
- Bağımlılığına, tutukluluğuna veya baskı altındaki durumuna son vererek serbest kılmak, bırakmak, koyuvermek.
- Saldırmak.
- Bakmamak, ilgilenmemek, özen göstermemek.
- Sürmek.
- Uğratmak.
- Gemi demir üzerinde dört yana dönmek.
- Üzerine yürütmek.
- Koymak, katmak

- Sarkıtmak.
- Yollamak, göndermek.
- Vergi yüklemek.
"Salmak" ile ilgili cümle örnekleri
- "Aç kurt, yılana da salar, taşa da, dedi." - M. Ş. Esendal
- "Halk ruhunun benliğinizde yeniden uyanıp hararetini gönlünüze saldığını duyarsınız." - R. H. Karay
- "Başını derde salmak."
- "Tazıyı tavşana salmak."
- "Soğutmak için kuyuya su kabı saldı."
- "Ona elli bin lira salmışlar."
- "Derhâl kapının zincirini salıvererek kanadı arkasına kadar açtı." - E. E. Talu
- "Bununla beraber peşine adam salmak gerekir." - A. Gündüz
- "Bunun içindir ki dal budak saldı, yemiş vermeye başladı." - R. E. Ünaydın
Yerel Türkçe anlamı:
Uğurlamak, göndermek.
Uğurlamak, yollamak.
Köpek saldırmak.
Yaymak (yatak için)
Ulaştırmak.
Yumak, makara ve benzeri çözülmek, boşanmak
Sevk etmek
Bırakmak; göndermek,
Köpek havlamak.
Göndermek, bırakmak, yollamak
Hayvan yavrusunu düşürmek.
Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:
(Özdek, öğecik ve benzeri) Işın, erke, tanecik demetleri verip göndermek.
Diğer sözlük anlamları:
Kaldırmak, refetmek. 1
Göndermek, sevk etmek.
Bırakmak, salıvermek, terketmek, başı boş bırakmak.
Koymak, bırakmak, atmak, ilka etmek.
Vergi tarhetmek.
Atmak, havale etmek.
Uzatmak. 1
Defetmek, sürmek, uzaklaştırmak, terketmek. 1
Ta'lik etmek, tehir etmek.
Sallamak.
Yaymak, sermek, saçmak.
Atılmak, saldırmak, hücum etmek.
İngilizce'de Salmak ne demek? Salmak ingilizcesi nedir?:
emit
Salmak tanımı, anlamı:
Salıvermek : Altına etmek. Bırakmak, koyuvermek, serbest bırakmak.
Salıverilmek : Salıverme işine konu olmak.
Dal budak salmak : Soy yönünden genişleyip yayılmak. karmaşık bir biçimde yayılıp genişlemek.
Haber salmak : Haber göndermek.
Korku salmak : Korkutmak.
Kuşun kanadıyla haber salmak : En hızlı bir biçimde haber vermek.
Nam salmak : Ününü her yana yaymak.
Salma salmak : Yardım amacıyla varlıklı kişilerden gücüne göre para istemek. genellikle köylerde işlerin görülmesi için ihtiyar heyetinin kararıyla her evden para toplamak.
Şöhret salmak : Ünü yayılmak.
Suya salmak : Boşuna harcamak.
Bağımlı : Başka bir şeyin istemine, gücüne veya yardımına bağlı olan, özgürlüğü, özerkliği olmayan, tabi. Sigara, uyuşturucu madde vb. kötü alışkanlıklara aşırı derecede düşkün, müptela. Bir kimseye veya şeye maddi veya manevi yönden aşırı bağlı olan.
Tutuklu : Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf.
Baskı : Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Bası sayısı. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir eserin basılış biçimi veya durumu.
Altın : Üstün nitelikli, değerli. Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au).
Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır.
Kılmak : Etmek, yapmak.
Bırakmak : Bakılmak, korunmak için vermek. Engel olmamak. Bıyık veya sakal uzatmak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Ayrılmak, terk etmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Saklamak, artırmak. Sarkıtmak. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Boşamak. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Unutmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Yanına almamak, yanında götürmemek. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Kötü bir durumda terk etmek. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Koymak. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Sahiplik hakkını başkasına vermek.
Yollamak : Göndermek.
Göndermek : Yolcu etmek. Bir kaynaktan çıkıp gelmek, ulaşmak. Yetki vererek gitmesini sağlamak. Bir yere doğru yola çıkarmak, yollamak, ulaşmasını, gitmesini sağlamak, irsal etmek. Araştırma, yazışma vb.nde kaynak kişiye veya esere işaret etmek, atıf yapmak.
Koymak : Katmak, eklemek. Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak. Etkilemek, dokunmak. Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek. Bırakmak. Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak. Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak. Bırakmak, terk etmek. İmza, tarih, adres yazmak.
Katmak : Bir araya getirmek. Döllenmeyi sağlamak için erkek hayvanı dişinin yanına salmak. Birlikte göndermek. Bir şeyin içine, üstüne veya yanına, niteliğini değiştirmek veya niceliğini artırmak için başka bir şey eklemek, karıştırmak.
Sürmek : Zaman almak. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Devam etmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Uzatmak, ileri doğru itmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek. Dokundurmak, değdirmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Yönetip yürütmek, sevk etmek. Önüne katıp götürmek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Olmaya devam etmek. Zaman geçmek. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek.
Uğratmak : Uğrama işini yaptırmak, uğramasına sebep olmak. Savmak, çıkmak, dışarı atmak, kovmak.
Vergi : Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik. Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para.
Yüklemek : Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak. Bir suçu birinin üstüne atmak. Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak. Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den sonra. -den dolayı. Hakkında.
Yürütmek : Gerektiği gibi yapmak, uygulamak. Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak. Habersiz olarak almak, çalmak. Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak. İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak. Kabul edilmesi veya tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek.
Saldırmak : Yıkıcı ve sert eleştiriler yapmak. Gemi, kalkmak için yelken açıp başını gideceği yola çevirmek. Bir şey veya kimse üzerine saldırı yapılmasına sebep olmak. Bir kimseye veya bir şeye karşı saldırı yöneltmek, zarar verici bir davranışta bulunmak, hücum etmek. Etkisiyle eritmek.
Sarkıtmak : Bir şeyin sarkmasını sağlamak. Asmak, darağacına çekmek.
Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.
Diğer dillerde Salmak anlamı nedir?
İngilizce'de Salmak ne demek? : v. release, let out, let off, unbind
Fransızca'da Salmak : étendre, lancer, jeter, pousserer, envoyer, lâcher, acheminer, dégager
Almanca'da Salmak : v. emanieren, emittieren, lancieren
Rusça'da Salmak : v. растягивать, расстилать, пускать, запускать, выдвигать, распространять, ввергать, натравливать, набрасываться, опускать, растянуть, пустить, запустить, выдвинуть, распространить, ввергнуть, натравить, наброситься, опустить

Bu kısımda Salmak nedir? Salmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Salmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Salmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.