Dishwasher türkçesi Dishwasher nedir

Dishwasher ile ilgili cümleler

English: Were you able to get the dishwasher to work?
Turkish: Bulaşık makinesini çalıştırabildin mi?

English: Did the dishwasher work?
Turkish: Bulaşık makinesi çalıştı mı?

English: Ali rinsed off the plates and put them into the dishwasher.
Turkish: Ali bulaşıkları duruladı ve onları bulaşık makinesine koydu.

English: He owns a dishwasher.
Turkish: Onun bir bulaşık makinesi var.

English: The dishwasher's broken.
Turkish: Bulaşık makinesi bozuk.

Dishwasher ingilizcede ne demek, Dishwasher nerede nasıl kullanılır?

Dishwasher detergent : Bulaşık makinesi deterjanı.

Dishwashers : Bulaşıkçı. Bulaşık makinesi.

Dishwashing : Bulaşık yıkama.

Dishwashing liquid : Bulaşık sabunu. Bulaşık deterjanı.

Dishwashing machine : Bulaşık makinesi.

Dishwares : Çanak çömlek. Sofra takımı. Tabak çanak.

Dishwashing soap : Bulaşık deterjanı. Bulaşık sabunu.

Dishware : Tabak çanak. Çanak çömlek. Tabak takımı. Sofra takımı.

Dishwater : Bulaşık suyu.

Dishwashing powder : Bulaşık tozu.

İngilizce Dishwasher Türkçe anlamı, Dishwasher eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dishwasher ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Scullions : Bulaşıkçı (ingiliz ingilizcesi).

Scullion : Bulaşıkçı (ingiliz ingilizcesi). Aşçı yamağı.

Jack : Aracı istenen yanından yukarı kaldırmaya yarayan aygıt. Yükseltmek. Sancak (gemi). Yükseğe kaldırmak. Jak. Kriko. Erkek tavşan. Erkek. İskambilde oğlan. Mangır.

Laborer : Emekçi. Ecir. İşçi. Rençper. Amele. Irgat. Mavi yakalılar. Gündelikçi.

Dish washer : Bulaşık makinası. Bulaşık yıkamak üzere istihdam edilen kimse. Bulaşık yıkayan kimse. Bulaşık yıkayıcı.

Pearl diver : İnci avcısı.

Labourer : Ecir. Marksist kuramda üretim sürecine özgür iradesi ve sahip olduğu tek üretim faktörü olan emek gücüyle katılarak yalnızca ücret geliri elde eden kişi. krş. niteliksiz işçi, köle bk. işçi. Amele. Hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Emekçi. Rençper. Mavi yakalılar. Irgat. İşçi. Üretim sürecine bir bedel karşılığında emeğiyle katılan kişi.

White goods : Beyaş eşya. Beyaz çamaşırlar. Beyaz eşya.

Dishwasher synonyms : dishwashing machine, dishwashers, bottle washer, manual laborer.

Dishwasher ingilizce tanımı, definition of Dishwasher

Dishwasher kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, washes dishes.