Disiplinary punishment türkçesi Disiplinary punishment nedir

  • Disiplin cezası.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Disiplin suçlarından birini işleyen öğrencilere davranışlarının ağırlık derecesine ve okulun özelliğine göre verilen ceza.

Disiplinary punishment ingilizcede ne demek, Disiplinary punishment nerede nasıl kullanılır?

Punishment : Zahmet. Cezalandırma. Yüklenme. Hırpalama. Kötü davranma. Sert davranma. Ukubet. Zarar verme. Mücazat. Ceza.

Accessory punishment : Fer'i ceza.

Argumentation of punishment : Bir hukuk davasında suçlunun alması gereken cezanın ne olacağı konusunda avukatların tartıştıkları süre. Ceza yargılaması.

Capital punishment : İdam cezası. Ölüm cezası. İdam.

Corporal punishment : Cismani ceza. Beden cezası. Bedeni ceza. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Bedensel ceza. Dövme, aç ya da susuz bırakma, ayakta bekletme gibi bedene güçlük ve sıkıntı vermek yoluyla uygulanan ceza. Fiziksel ceza. Dayak cezası. Dayak. İşkence.

Death punishment : Ölüm cezası.

İngilizce Disiplinary punishment Türkçe anlamı, Disiplinary punishment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disiplinary punishment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abnormal child : Olağandışı çocuk. Bedensel, zihinsel ya da toplumsal özellikler bakımından olağandışı ayrılıklar gösteren çocuk.

 

Disciplinary punishment : İnzibati ceza.

Achievement age : Başarı yaşı. Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş.

Achromatopsia : Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu. Renk körlüğü. Akromatopsi.

Academy : Yüksek okul. Yüksekokul. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Okul. Medrese. Akademi. Bilim adamları topluluğu. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu.

Abstract reasoning : Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut akıl yürütme. Soyut usavurma.

Abulia : Abuli. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abulya. İrade kaybı. İstenç yitimi. Kayıtsızlık. İstem yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı. İrade yitimi.

Ability group : Öğrencilerin, sınıf ya da yaş durumlarına bakılmaksızın, özellikle anlatım ve beceri derslerinde, öğrenmeye hazır oluş ya da başarıları yönünden oluşturdukları tek tür ve kısa süreli çalışma kümesi. Düzey kümesi.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

 

Achievement tests : Başarı testi. Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testleri.

Disiplinary punishment synonyms : correction, academic preparation, a priori knowledge, academic intelligence, academic year, academy of economic and commercial sciences, disciplinary action, accustoming, abstract intelligence.