Diuretic türkçesi Diuretic nedir
- Sidik söktürücö.
- İdrar çıkışını artıran.
- İdrar getiren.
- İdrar söktürücü.
- İdrar söktürücü ilaç.
- Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Sidik söktürücü.
- İşetici.
- Diüretik.
- İdrar getiren ilaç.
- İdrar çoğaltıcı.
- Diüretik ilaç.
- İdrar yapımını artırıcı.
Diuretic ingilizcede ne demek, Diuretic nerede nasıl kullanılır?
Diuretic drug : Diüretik ilaç. İşetici ilaç. İdrar hacmini veya atılım hızını artıran ilaç, diüretik ilaç.
Diuretical : Diüretik. İdrar söktürücü ilaç.
Diuretically : İdrar çıkarmaya yol açacak şekilde. İdrara neden olan bir şekilde. İdrar söktürücü bir şekilde. Diüretik olarak. İdrar söktüren bir şekilde.
Diureticalness : Diüretiklik. İdrar söktürücülük.
Diuretics : Diyüretik. İdrar söktürücü ilaç. Diüretik ilaç.
Diurnal arc : Güneş'in gökküresinde bir gün boyunca çizdiği çemberin gözerimi üstünde kalan parçası. Gün yayı.
Antidiuretic hormone : Hipofiz arka bezi tarafından salgınan hormon türü. Hipofız arka bezi tarafından salgılanan hormon türü. Antidiüretik hormon. Adh. Pitiütrin. Vazopressin.
Hydrodiuresis : Düşük yoğunlukta ve bol miktarda idrar yapma. Hidrodiürez. Hidrodiürezis.
Antidiuretic : İşeme önleyici. İşemeyi engelleyen. İdrar oluşumunu azaltan (ilaç ile ilgili). Antidiüretik. İşemeönler. İdrar hacmini azaltan.
Diurnal aberration : Yer'in dönme deviviminden ileri gelen ışık sapması ya da yıldızların yer değiştirmesi; eşlekteki bir gözlemci için bu sapma ö", 32 dir. Günlük aberasyon. Günlük sapınç.
İngilizce Diuretic Türkçe anlamı, Diuretic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Diuretic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mannitol : Manitol. Mannoz ve fruktozun redüklenmesiyle oluşan şeker alkolü. ozmotik diürez oluşturmak amacıyla kullanılan ilaç. Mannitol. Esmer deniz alglerinde %2-17 düzeyinde bulunan, renksiz ve kokusuz hekzahidrik alkol.
Chlorthalidone : Klortalidon. Tiyazit benzeri işeticilerden etki süresi en uzun olanı.
Diuretics : Diyüretik.
Drug : Uyuşturucu vermek. İlaçla uyuşturmak. İçkisine ilaç katmak. İlaçla uyutmak. Ecza. Fizyolojik sistemleri veya patolojik durumları, alıcının yararına değiştirmek veya incelemek amacıyla kullanılan madde veya ürün. tıpta kullanılan ve biyolojik etkinliği olan saf bir kimyasal madde veya ona eş değer olan bitkisel veya hayvansal kaynaklı, standart miktarda etkin madde içeren karışım, hlk. mualecat, em, im. Uyuşturucu. Uyuşturmak. Uyuşturucu madde.
Hydragogue : Hidragog. Sıvıların salgılanmasını sağlayan madde.
Diuretic drug : İdrar hacmini veya atılım hızını artıran ilaç, diüretik ilaç. İşetici ilaç.
Lasix : Diürez ilacı.
Furosemide : Fürozemid. Furosemid. Henle kulpunun çıkan koluna etki ederek sodyum, klor, kalsiyum ve magnezyum, hidrojen, amonyak ve bikarbonat iyonlarının idrarla atılımını uyarırken, ürik asidin atılmasını yarışmalı olarak engelleyerek vücutta birikmesine neden olan, tüm ödem tiplerinin sağaltımında ve kalsiyum zehirlenmesinin sağaltımında kullanılan sulfonamid yapısında işetici bir ilaç. Ödem akciğer ödemi ve hipertansiyon tedavisinde ağızdan ya da parenteral kullanılan bir diüretik. Furosemit.
Diuretic synonyms : lozal, water pill, hygroton, osmitrol, indapamide, thiazide, thalidone, ethacrynic acid, edecrin, diuretical.
Diuretic ingilizce tanımı, definition of Diuretic
Diuretic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Tending to increase the secretion and discharge of urine.

Bu kısımda Diuretic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Diuretic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Diuretic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Diuretic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.