Dmin türkçesi Dmin nedir

  • Vseçmin.

Dmin ile ilgili cümleler

English: Ali has been appointed administrative director.
Turkish: Ali bir idari müdür olarak atandı.

English: A new affair is agitating the police administration.
Turkish: Yeni bir sorun polis yönetimini tahrik ediyor.

English: Ali and Mary like to play badminton.
Turkish: Ali ve Mary badminton oynamayı seviyor.

English: Administrator and moderators are working for the best language tool, Tatoeba Project.
Turkish: Yönetici ve moderatörler en iyi dil aracı Tatoeba Project için çalışıyorlar.

English: Ali didn't play badminton yesterday.
Turkish: Ali dün badminton oynamadı.

Dmin ingilizcede ne demek, Dmin nerede nasıl kullanılır?

Admin : Yönetim. İdare. Yönetici.

Adminiculum : Adminikulum. Destek, dayanak.

Adminisrative machinery : Eğitim hizmetinin görülmesine ve istenilen sonuçların elde edilmesine yarayan kuruluşlar, araçlar. bir eğitim kurumunun ya da dizgesinin denetimi ve yönetiminde baş vurulan değişmez, çok kez kendiliğinden işleyen kural ve uygulamaların tümü. Yönetim düzenleşimi.

Administer : İcra etmek. Hizmet etmek. Verdirmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Vermek (ilaç, ceza vb). Ettirmek. Sağlamak. Müdürlük etmek. Tedvir etmek. İdare etmek.

Administer a medicine : İlaç vermek.

 

Administer justice : Yargıçlık yapmak. Adaleti yerine getirmek.

Administer an oath to somebody : Yemin ettirmek.

Administer an oath to : Yemin ettirmek.

Administer file system : Yönetici dosya sistemi.

Administer the law : Yargıçlık yapmak. Adaleti yerine getirmek.

İngilizce Dmin Türkçe anlamı, Dmin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dmin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamor : Yaygara koparmak. Yaygara. Gürültü. Gürültü etmek. Bkz.clamour. Feryat. Feryat etmek. Haykırma. Haykırmak. Çığlık.

Tumult : Kargaşa. Dağdağa. Kargaşalık. Hengame. Hayhuy. Arbede. Gürültü. Karışıklık. Patırtı. Kıyamet.

Blaring : Yüksek sesle çalmak. Boru sesi çıkarmak. Yüksek ve tiz ses. Bangır bangır çalmak.

Ado : İnsanı yoran hazırlıklar. Telaş. Patırtı. Microsoft'un. Farklı veritabanı türlerine erişim için hızlı ve evrensel bir metot sağlayan arayüzü (bilgisayar). Activex data object (activex veri objesi). Gürültü patırtı. Koşuşmalar. Yaygara. Tantana.

Noise : Parazit. Titreşimli düzenli olmayan sesler. boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir. Zımbırtı. Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler. Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü. Ses. Patırtı. Ses çıkarmak. Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler. Velvele.

 

Cacophony : Ses uyumsuzluğu. Kakafoni. Bozuk ses. Yakın sesleri ardarda söyleme güçlüğü. Yakın sesleri ardarda söyleme zorluğu. Kakışma. Ahenksizlik. Kakofoni. Bazı kelime ve söz öbeklerinde, boğumlanma noktaları aynı veya birbirine yakın seslerin tekrarından doğan uyumsuzluk. dil bu uyumsuzluğun kulakta bıraktığı rahatsızlığı ve dilde yarattığı zevksizliği giderici bazı ses düzenlemeleri yapar: ufak + cık > ufacık, küçük + cük > küçüçük, yan-ıl-ış > yanlış, başla-l-mak > başlanmak, karşı + lık +lı + lık > karşılıklık, hanım nine > haminne vb.

Fuss : Dertlenmek. Özen göstermek. Ortalığı velveleye vermek. Titizlenmek. Telaş. Velvele. Gereksiz yere telaşlanmak. İnce eleyip sık dokumak. Üzerine titremek. Yaygara.

Rumpus : Kavga. Velvele. Şamata. Kargaşa. Gürültü patırtı. Atışma. Patırtı. Kıyamet. Gürültülü tartışma. Gürültü.

Flurry : Sinirlendirmek. Telaşlanmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. Telaşa düşürmek. Heyecanlanmak. Telaşlandırmak. Ani canlılık. Sağanak. İki ayağını bir pabuca koymak. Heyecan.

Stir : Telaş. Hareket ettirmek. Harekete geçirmek. Kımıldamak. Heyecana kapılmak. Hissi uyandırmak. Kıpırdatmak. Karıştırma. Heyecanlanmak. Karıştırmak.

Dmin synonyms : bustle, ruckus, blare, disturbance, hustle, ruction, commotion.