Do the sights türkçesi Do the sights nedir

  • İlginç yerleri ziyaret etmek.

Do the sights ile ilgili cümleler

English: It's impossible to do the sights of Tokyo in a day or two.
Turkish: Bir ya da iki gün içinde Tokyo manzaralarını yapmak imkansız.

English: Most students do the sights of Kyoto on their school excursion.
Turkish: Çoğu öğrenci okul gezilerinde Kyoto'nun görülmeye değer yerlerini geziyorlar.

Do the sights ingilizcede ne demek, Do the sights nerede nasıl kullanılır?

Do : Dolandırmak (argo terim). Ayağını kaydırmak. Etmek. Düzeltmek. Başarmak. Temizlemek. Yapmak. Büyük toplantı. Parti. Davranmak.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Sights : Görülecek yerler. Hedeflemek. Görmek. Nişan almak. İbraz etmek (çek vb.). Turistik yerler. Gözlemek. Gözlemlemek. Bakmak. Görülmeye değer yerler.

Do the cleaning : Temizlik yapmak.

Do the dishes : Bulaşık yıkamak. Bulaşıkları yıkamak.

Do the honors : Ev sahipliği yapmak. Misafir ağırlamak. Evsahipliği yapmak.

Do the polite thing : Görevi gereği nezaket göstermek.

Do the necessary : Gereğini yapmak. Gerekeni yapmak.

Do the polite : Görevi gereği nezaket göstermek. Nezaket taslamak.

Do the laundry : Çamaşır yıkamak. Çamaşırları yıkamak.