Sights türkçesi Sights nedir

  • İbraz etmek (çek vb.).
  • Bakmak.
  • Nişan almak.
  • İki nişangah arası mesafe.
  • Görülecek yerler.
  • Görülmeye değer yerler.
  • Gözlemlemek.
  • Gözlemek.
  • Hedeflemek.
  • Turistik yerler.
  • Görmek.

Sights ile ilgili cümleler

English: I'm going to see the sights of London next week.
Turkish: Gelecek hafta Londra'nın manzaralarını göreceğim.

English: I want to see the sights in Akiruno city.
Turkish: Akiruno şehrindeki manzaraları görmek istiyorum.

English: I'll just walk around Boston and see the sights by myself.
Turkish: Sadece tek başıma Boston civarında yürüyeceğim ve manzaraları göreceğim.

English: I am going to see the sights of Nara.
Turkish: Nara manzaralarını seyredeceğim.

English: I gave up the idea of seeing the sights of the city because of the bad weather.
Turkish: Kötü havadan dolayı şehrin görülmeye değer yerlerini görme fikrinden vazgeçtim.

Sights ingilizcede ne demek, Sights nerede nasıl kullanılır?

Do the sights : İlginç yerleri ziyaret etmek.

See the sights : Görülecek (turistik) yerleri görmek veya ziyaret etmek. İlginç yerleri ziyaret etmek.

Sightsaw : Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek. İlginç yerleri gezmek. Şehir turuna çıkmak. Turistik yerleri gezmek.

Sightsee : Gezmek ve güzel yerleri ziyaret etmek. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek. Turistik yerleri gezmek. Turizm sitelerini ziyaret etmek. Şehir turuna çıkmak. Gezip görmek. İlginç yerleri gezmek.

 

Sightseeing : Gezme. Gezip görme. Gezilecek yerleri görme. Gezme görme. Turistik yerleri gezip görme. Gezi. Görülmeye değer yerleri gezip dolaşma. Çevreyi görme.

Sightseeing bus : Tur otobüsü. Gezi otobüsü.

I plan to go sightseeing : Bir gezi yapmak planlıyorum.

Sightseers : Turist. Gezgin. Geziye çıkmış kimse.

Can you recommend a sightseeing tour : Gezi turu tavsiye edebilir misiniz.

Sightsees : Turistik yerleri gezmek. İlginç yerleri gezmek. Şehir turuna çıkmak. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek.

İngilizce Sights Türkçe anlamı, Sights eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sights ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Espies : Fark etmek. Casusluk etmek. Gözetlemek. Gözüne ilişmek. Gözüne çarpmak. Farketmek. Uzaktan görmek.

Ranges : Bölgede yaşamak. Turlamak. Sıra halinde olmak. Dizmek. Aralıklar. Aralık. Dolaşmak. Sıralı olmak. Gezmek.

Beholding : Dikkatle bakma. Dikkat etmek. Seyretme. Seyretmek.

Leveled : Hedef almak. Düzey. Yöneltmek. Yıkmak. Düzleştirmek. Yerle bir etmek. Dengelemek. Kademe. Ufki bir yüzey sağlamak.

Alm : Yüksek dağ çayırı. Silahı hedefe odaklamak.

Await : Beklemek. İntizar etmek. Hazır olmak.

Keep an eye to : Bir şey gözetmek.

Sight : Düşünce. Görünüş. Görünüm. Manzara. Nişangah. Kanı.

Beat about : Aranmak. Endişeyle aramak. Aramak. Sıkıntıyla aramak. Bakınmak. Aranıp durmak. Rota değiştirmek.

 

Attend : Devam etmek. Beklemek. Eşlik etmek. Dinlemek. Beraberinde getirmek. İlgilenmek. Kulak vermek. Hizmet etmek. Bulunmak.

Sights synonyms : surveyor's instrument, small arm, surveying instrument, gun sight, gunsight, working up, lions, presented, behold, work up, ranging, awaits, mind out, espy, optical instrument, catch sight of, homed, attends, ocular, be in charge of, attended, aim, levelled, beholds, intend, have an eye on, piece, cares for, shoot for, administer to, anticipate, ranged, longed.