Sightsaw türkçesi Sightsaw nedir
- İlginç yerleri gezmek.
- Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek.
- Turistik yerleri gezmek.
- Şehir turuna çıkmak.
Sightsaw ingilizcede ne demek, Sightsaw nerede nasıl kullanılır?
Do the sights : İlginç yerleri ziyaret etmek.
See the sights : İlginç yerleri ziyaret etmek. Görülecek (turistik) yerleri görmek veya ziyaret etmek.
Sights : Görmek. Gözlemlemek. Bakmak. Görülecek yerler. Hedeflemek. Turistik yerler. İki nişangah arası mesafe. İbraz etmek (çek vb.). Gözlemek. Görülmeye değer yerler.
Sightsee : Turistik yerleri gezmek. İlginç yerleri gezmek. Turizm sitelerini ziyaret etmek. Şehir turuna çıkmak. Gezmek ve güzel yerleri ziyaret etmek. Gezip görmek. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek.
Sightseeing : Gezip görme. Gezilecek yerleri görme. Turistik yerleri gezip görme. Çevreyi görme. Gezi. Görülmeye değer yerleri gezip dolaşma. Gezme. Gezme görme.
Sightseeing bus : Tur otobüsü. Gezi otobüsü.
Sightseen : Şehir turuna çıkmak. İlginç yerleri gezmek. Turistik yerleri gezmek. Bulunulan yerdeki görülmeye değer yerleri görmek üzere gezmek.
Sightseers : Geziye çıkmış kimse. Gezgin. Turist.
Sightseeing trip : Bir veya daha fazla turistik atraksiyonun ziyaret edilmesi.
Can you recommend a sightseeing tour : Gezi turu tavsiye edebilir misiniz.
İngilizce Sightsaw Türkçe anlamı, Sightsaw eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sightsaw ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eyepiece : Gözmerceği. Oküler. Mercek. Mercek mikroskop. Mercek (mikroskop). Gözlemci tarafındaki mercek. Irakgörürlerde gerçek görüntüyü gözle incelemek için kullanılan küçük bir yakınsak mercek düzeni. Göz merceği.
Visit : Uğramak. Musallat olmak. Muayeneye gitmek (doktor hastayı). Çektirmek. Görmeye gitmek. Muayene etmek. Misafir olmak. Ziyarette bulunmak. Laflamak. Ziyarete gitmek.
Piece : Tane. Eklemek. Parça koymak. Kısa yazı. Yamamak. Kalıp. Yamalamak. Parçalarını eklemek. Parça. Birleştirmek.
Bombsight : Bir bombayı otomatik olarak hedefine yönlendiren aygıt (hava araçlarında). Bombalama vizörü. Güdüm.
Sightsee : Gezmek ve güzel yerleri ziyaret etmek. Turizm sitelerini ziyaret etmek. Gezip görmek.
Ocular : Biyoloji, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gözle ilgili olan. ışık mikroskobunda objektif merceklerden gelen görüntüyü büyüten ve gözle bakılan mercek. Oküler. Gözle görebilme. ışık mikroskoplarında gözle bakılan mercek. Göze ait. Göz (ile ilgili). Ayni. Gözle ilgili. Göz merceği. Göz.
Firearm : Patlama kuvveti ile ateşlenen silah. Ateşli silah.
Sightsaw synonyms : travel to, small arm, surveyor's instrument, gun sight, surveying instrument, gunsight, sightseen, sight see, sightsees, optical instrument.

Bu kısımda Sightsaw kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sightsaw ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sightsaw anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sightsaw ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.