Doges türkçesi Doges nedir

  • Eski venedikte başkan.
  • Doc.

Doges ingilizcede ne demek, Doges nerede nasıl kullanılır?

Doge : Eski venedikte başkan. Doc. Venedik ya da genova cumhuriyetlerinin seçimle iş başına gelen başkanları.

Dogear : Kitap sayfası köşesini kıvırmak. Kalınan sayfayı belli etmek amacıyla kitabın o sayfasının kıvrılan köşesi. Kıvrık sayfa köşesi. Köpek kulağı.

Dogeared : Kitap sayfası köşesini kıvırmak. Köşesi kıvrılmış. Köpek kulağı yapılmış. Kıvrık sayfa köşesi.

Dogears : Kıvrık sayfa köşesi. Kalınan sayfayı belli etmek amacıyla kitabın o sayfasının kıvrılan köşesi. Köpek kulağı. Kitap sayfası köşesini kıvırmak.

Amidogen : Amidojen. Amidin. Tek değerli kök. Özellikle inorganik bileşikler ile ilgili olan kimyasal bileşik (kimya).

Endogen : İçsel.

Cladogenetically : Belirli bir bölgedeki türler üzerinde spesifik çevresel ihtiyaçlara cevaben meydana gelen evrim yoluyla (biyoloji terimi). Kladogenesis yoluyla.

Cladogenesis : Kladogenesis. Belirli bir bölgedeki türler üzerinde spesifik çevresel ihtiyaçlara cevaben meydana gelen evrim (biyoloji terimi). Kladogenez. Yeni tipler meydana getirmek üzere evrim çizgisinin dallanması.

Dummy endogenous variable : Kukla içsel değişken.

Endogen cough : Endojen öksürük. Solunum sistemi mukozasındaki değişiklikler nedeniyle mukozanın aşırı derecede uyarılmasıyla oluşan öksürük.

 

İngilizce Doges Türkçe anlamı, Doges eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Doges ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Judge : Anlam çıkarmak. Yan yargıcı. Hakemlik etmek. Hakim. Değer biçmek. Muhakeme etmek. Hakemlik yapmak. Yargılamak. Yargıç. Kanısında olmak.

Jurist : Hukuk bilgini. Hukuk uzmanı. Hukuk ilmi uzmanı. Hukukçu hakim veya jüri üyesi. Hukukçu. Hukukçu hakimler ve jüri üyeleri. Hukuk adamı.

Justice : Doğruluk. Mahkeme. Yargı hakkı. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu. Adliye. Hakkaniyet. Yerindelik. Tüze. Dürüstlük. Yargı.

Check : Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Bagaja vermek (bavulu). Frenlemek. Durdurmak. Kontrol altına almak. Gemlemek. Bir soru ya da görüşme çizinliğinde yer alan soruyu yanıtlamak üzere saptanmış yanıt seçeneklerinden biri ya da birkaçına x ya (...) biçiminde belirteçler koyularak yapılan bildirim. Alıkoymak. Çek yazmak. Şah demek.

Doge : Venedik ya da genova cumhuriyetlerinin seçimle iş başına gelen başkanları.

Doges synonyms : dogstooth check, houndstooth check, dog's tooth check, hound's tooth check.