Justice türkçesi Justice nedir
- Mahkeme.
- Adliye.
- [#hak Hakim].
- Hakkaniyet.
- Yargıç.
- Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun adil sayılması yoluyla korunması tutumu.
- Hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır.
- Yargı hakkı.
- Yargı.
- Tüze.
- Adalet.
- Yerindelik.
- Hak.
- Dürüstlük.
- Türe.
- Doğruluk.
Justice ile ilgili cümleler
English: Dan G. Roberts is the Chief Justice of the U.S. Supreme Court.
Turkish: Dan G. Roberts, ABD Yüksek Mahkemesi Başyargıcıdır.
English: I have come here to seek a new beginning between the United States and Muslims around the world; one based upon mutual interest and mutual respect; and one based upon the truth that America and Islam are not exclusive, and need not be in competition. Instead, they overlap, and share common principles – principles of justice and progress; tolerance and the dignity of all human beings.
Turkish: Ben buraya dünyada Birleşik Devletler ve Müslümanlar arasında yeni bir başlangıç noktası aramak için geldim; biri karşılıklı ilgi ve karşılıklı saygıya dayalı; biri Amerika ve Müslümanın münhasır olmadığı ve rekabet içinde olması gerekmeyen gerçeğine dayalı.Bunun yerine onlar örtüşürler ve ortak prensipleri paylaşırlar - adalet ve ilerleme prensipleri tüm insanların hoşgörü ve haysiyeti.
English: Bush thinks that he has been sent by God to establish justice on Earth.
Turkish: Bush yeryüzünde adaleti tesis etmek Allah tarafından gönderildiğini düşünüyor.
English: I'm getting fed up with social justice warriors.
Turkish: Sosyal adalet savaşçılarından bıkıyorum.
English: I don't think justice was done in this case.
Turkish: Bu olayda adaletin olduğunu sanmıyorum.
Justice ingilizcede ne demek, Justice nerede nasıl kullanılır?
Justice and injustice : Adalet ve adaletsizlik. Toplumsal olayların değişik aktöresel nitelikleri, bk. adalet, adaletsizlik.
Justice department : Adli bölüm. Adalet bakanlığı. Adalet departmanı. Bir ülkenin hukuk işlerini yöneten devlet dairesi.
Justice ministry : Bir ülkenin hukuk işlerini yöneten devlet dairesi. Adalet bakanlığı.
Justice of peace : Sulh hakimi.
Justice of peace magistrate : Sulh hakimi.
Justice principle of taxation : Vergide eşitlik ilkesi ve vergide genellik ilkesinin birlikte sağlanmasını öngören vergileme ilkesi. Vergide adalet ilkesi.
Eu justice and home affairs : Ab adalet ve içişleri.
Justice police : Adli sakçı. Adli polis.
Justice was done : Hak yerini buldu. Adalet yerini buldu.
Do justice to : Hakkını gözetmek. Gerektiği gibi yapmak. Hakkını vermek. Hakkını yememek.
İngilizce Justice Türkçe anlamı, Justice eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Justice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Gownsman : Profesör. Üniversite mezunu. Cüppeli görevli. Hoca. Üniversite üyesi.
Dominating : Egemen olan. Baskın. Başatlayan. Hükmedici. Hükmeden.
Candidness : Riyasızlık. Samimiyet. Açık ve içten olma. Bönlük. Açıklık. İçtenlik. Asıl fikrini söyleme. Açık yüreklilik.
Bench : İş masası. Benç. Peyke. Cimnastik sırası. Geniş yüzeyiyle oturarak gövde alıştırmalarına, ayakları bağlayan dar yüzlü dilmesiyle denge alıştırmalarına yarayan uzunca bir tahta sıra. Bank. Yargıç kürsüsü. Basamak. Yedek kulübesi. Yargıçlar kurulu.
Condign : Müstahak. Hak edilmiş. Yerinde. Layık olunan.
Court of law : Hukuk mahkemesi. Adliye mahkemesi.
Evenness : Düzgünlük. Huzur. Eşitlik. Tarafsızlık. Düz oluş. Aynılık. Düzlük.
Commissioner : Müdür. Vekil. Hükümet temsilcisi. Komisyonca atanan görevli. Komiser. Yetkili kişi. Şube müdürü. Delege. Yetkili kimse.
Commissioners : Komisyon üyesi. Delege. Komisyonca atanan görevli. Yetkili kimse. Vekil. Komiser.
Alcalde : New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Yargı yetkisi olan belediye başkanı.
Justice synonyms : natural virtue, beak, aptness, forum, adjudicators, adjudicator, authenticities, alcaldes, equity, actualness, righteousness, balancing, decision, equitableness, droit, jurisdictions, ascendants, rightfulness, beaks, commanding, judgment seat, equities, ascendantent, civic center, judgement, justness, meetness, dominant, erasing, chamber, fealties, conscientiousness, laws.
Justice zıt anlamlı kelimeler, Justice kelime anlamı
Inequity : Haksızlık. Adaletsizlik. İnsafsızlık. Adil olmama.
Unrighteousness : Adaletsizlik. Günahkarlık. Haksızlık.
Wrong : Haksız. Yanlış yol. Gadretmek. Günahını almak. Suç. Zulmetmek. Kanuna aykırı fiil. Haksızlık. Günah. Kötülük.
Justice antonyms : injustice, unfairness, wrongfulness.
Justice ingilizce tanımı, definition of Justice
Justice kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Integrity in the dealings of men with each other. To administer justice to. Equity. Practical conformity to human or divine law. Strict performance of moral obligations. The quality of being just. Conformity to the principles of righteousness and rectitude in all things. Uprightness. Rectitude.

Bu kısımda Justice kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Justice ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Justice anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Justice ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.