Justice and injustice türkçesi Justice and injustice nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Adalet ve adaletsizlik.
  • Toplumsal olayların değişik aktöresel nitelikleri, bk. adalet, adaletsizlik.

Justice and injustice ingilizcede ne demek, Justice and injustice nerede nasıl kullanılır?

Justice : Doğruluk. Yerindelik. Mahkeme. Yargı hakkı. Türe. Adliye. Hakkaniyet. Tüze. Hak. Yargı.

And : Daha sonra. Da... da... ya da de... de. Ve. Hem... hem de. Üstelik. Ma. Ve bu yüzden. İle. De. Bir de.

Injustice : Hayıf. İnsafsızlık. Adaletsizlik. Haksızlık. Kıygı. Belli bir toplumda, belli bir tarihsel dönemde bir toplumsal olgunun haksız sayılarak kınanması tutumu. Kıyım. Adalete aykırılık.

Eu justice and home affairs : Ab adalet ve içişleri.

İngilizce Justice and injustice Türkçe anlamı, Justice and injustice eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Justice and injustice ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

 

Acculturation : Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürlenme. Kültürel etkileşim. Kültürleşme. Kültürel uyum. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Ekinsel yozlaşma.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

Age grade : Yaş katmanı. Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman.

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Age group : Yaş grubu. Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş kümesi.

 

Adaptive behavior : Uyumlayıcı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Uyarlamacı davranış.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Justice and injustice synonyms : abilities, affection, alienation, aesthetic, adjustment in marriage, agnation.