Dolama nedir, Dolama ne demek

  • Dolamak işi.
  • Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş.
  • Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi
  • Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük.
  • Poşu.

"Dolama" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Başıma bir dolama sarıp vardım hocanın durağına." - T. Oflazoğlu

Yerel Türkçe anlamı:

Asma yaprağından yapılmış olan sarma.

Dönemeç, viraj

Oklavaya sararak yuvarlatılmış yufkayı, tepsiye iç içe halkalar şeklinde döşedikten sonra pişirilen börek.

Başörtüsü, tülbent, yazma

Bayramlarda kurulan çocuk salıncağı.

Sedir yastıkları üzerine örtülen dokuma örtü, yaygı.

Bir çeşit hayvan hastalığı.

Parmak uçlarında çıkan çıban

Bir yaşını bitiren erkek koyun.

Entari.

Sarık. 2.bk. dolak (III)-

Mintan, gömlek.

Önlük, peştemal.

Cevizli tatlı türü

Eteklik.

Önlük.

Helezon şeklindeki çoban sopası.

Yufkanın içine ceviz koyup, tepsinin içine çörekleme dizerek yapılmış olan bir çeşit tatlı.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Basma yörük etekliği. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

Bir cins kadın etekliği. (Celiptaş *Yalvaç, Gedikli *Şarkikaraağaç, Garip *Senirkent -Isparta)

Diğer sözlük anlamları:

 

Sarılmış bir şeyin her katı

Entari gibi önü açık olan ve kavuşturularak üstüne kuşak bağlanan eski zamanlarda giyinilmiş çuha elbise

Fransızca'da Dolama ne demek?:

dactylite, mal d'aventure, panaris, paronychie

Dolama anlamı, kısaca tanımı:

Dolama otu : Dolama otugillerden, çiçekleri küçük, yeşil veya beyaz bir bitki (Paronychia serpilifolia).

Dolam : Bir kez dolanacak miktarda olan. Dolama işinin her defası.

Dolama otugiller : İki çeneklilerden, örnek bitkisi dolama otu olan ve içine kasık otunu da alan karanfilgillerin alt familyası.

Dolamak : İplik, şerit, tel vb. nesneleri bir şeyin üzerine döndürerek sarmak. Sarmak, kavuşturmak.

Diline dolamak : Bir kimseyi her yerde kötülemek. aynı şeyi durmadan ve her yerde tekrarlamak.

Kalemine dolamak : Bir kimseyi sürekli olarak yazılarıyla kötülemek. herhangi bir konuyu sürekli olarak yazmak.

Parmağına dolamak : Bir konuyu, bir kimseyi ele alıp sürekli uğraşmak, diline dolamak.

Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Üstlük : Üst olma durumu. En üste giyilen uzunca giysi.

Poşu : Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.

Eser : İz, işaret, im. Yayın, kitap, yapıt. Emek sonucu ortaya konan ürün, yapıt. Soyut kavramlarda belirti.

Barok : Batı edebiyatlarında dengeden çok harekete, düşünceden çok duyuma, biçimlerin serbestçe yaratılmasından duyulan coşkuya önem veren, abartmalı, etkileyici, çelişkiden çekinmeyen edebiyat akımı. MS 1600-1750 yılları arasındaki klasik sanatı izleyen resim ve mimarlık üslubu.

 

Rokoko : Bu üslupta olan. XVIII. yüzyılın başında Fransa'da çok geçerli olan, kavisli çizgileri bol, gösterişli bir bezeme üslubu.

Dolama bağlamak : İçine ceviz konularak, yufkanın dürüm hâlinde tepside yuvarlanarak tatlı açmak

Dolama hasırı : Çadırlarda oturulacak yerlere serilen 9 X 0.5 m. ölçeğindeki hasır. (Saçıkara *İslahiye -Gaziantep)

Dolama peşkir : < Far. pîş-gîr: Öne takılan havlu, önlük

Dolamaç : Dolambaçlı yol. İlgili cümle: "“Köyün dolamaçlarına vurmuş, yokuşu ağır ağır çıkıyorlardı.”" M. Kutlu. Dönemeç, viraj: Otobüs dolamaçta yuvarlanmış. Saklambaç oyunu. Dolambaçlı, iğri büğrü, karışık

Dolamalı : Enderun koğuşlarından büyük ve küçük oda'lar içoğlanlarına, taşıdıkları giysiye göre verilen ad.

Dolaman : Dönemeç, viraj Şişman adam. Patatese benzeyen ve yenilebilen bir çeşit mantar. Tuberaceae familyasından patatesi andıran, ilkbaharda bol olarak yetişen ve yenen mantarlar. Keme, domalan.

Dolamanga çiçeği : Sarmaşık çiçeği.

Dolamaş : Dönemeç, viraj

Diğer dillerde Dolama anlamı nedir?

İngilizce'de Dolama ne demek? : n. winding, dolman, whitlow, felon

Fransızca'da Dolama : enroulement [le], panaris [le]

Almanca'da Dolama : n. Nagelkraut

Rusça'da Dolama : n. наматывание (N), панариций (M)