Draggling türkçesi Draggling nedir

Draggling ingilizcede ne demek, Draggling nerede nasıl kullanılır?

Bedraggling : Islatmak (etek). Çamurlamak. Islatmak.

Draggle : Bulaştırmak. Kirletmek. Bulaşmak. Sürükleyerek çamurlamak. Kirlenmek. Ağır ağır takip etmek. Islanmak. Yerde sürüyerek kirletmek.

Draggle tail : Fahişe. Pasaklı kadın. Sürtük. Orospu. Hayat kadını.

Draggled : Pasaklı. Kılıksız. Kirli.

Draggles : Islanmak. Bulaştırmak. Bulaşmak. Sürükleyerek çamurlamak. Kirletmek. Kirlenmek. Ağır ağır takip etmek. Yerde sürüyerek kirletmek.

Dragger : Küçük motor trol gemisi. Körkütük sarhoş kimse. Motorlu küçük trol teknesi. Çekiştiren. Çektirme. Çeken kimse veya şey. Küçük trol balıkçı teknesi.

Bedraggled : Çamurlanmış. Çamurlu. Dağınık. Üstü başı darmadağınık. Pejmürde. Kirlenmiş. Köhnemiş. Yıkık dökük. Kirli. Bakımsız.

Draggers : Küçük trol balıkçı teknesi. Çeken kimse veya şey. Motorlu küçük trol teknesi. Körkütük sarhoş kimse. Çektirme. Çekiştiren. Küçük motor trol gemisi.

Draggier : Daha sıkıcı olanı. Durgun bir şekilde. Sıkıcı bir şekilde. Ağırca. Yavaşça. Ağır bir şekilde.

 

Dragged : Sürümek. Geçmek bilmemek. Çekmek. Bulaştırmak. Durgunlaşmak. Sürüncemede kalmak. Taramak. Ağırdan almak. Sürünmek. Sokmak.

İngilizce Draggling Türkçe anlamı, Draggling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Draggling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dirties : Batırmak. Pislemek. Pisletmek. Kirli. Pislenmek. Lekelemek. Pis.

Befouled : Lekelemek. Pisletmek. Kirli.

Begrimed : Pisletmek. Kirli.

Blotted : Karartmak. Mürekkep lekesi yapmak. Lekelemek. Ortadan kaldırılmış. Lekelenmiş. Silinmiş. Leke. Karalamak.

Catches : Yakalanmak. Sıkışmak. Maruz kalmak. Baskın yapmak. Edinmek (alışkanlık). Cezbetmek. Çalışmak (mekanizma). Kilit mandalları. Tutmak. Yakalamak.

Bargaining : Bir alışverişte alıcı ve satıcının kendisi için eniyi fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptığı görüşme. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Bir mal için istenilen ederi daha da düşürmek için alıcının satıcı ile yaptığı kesimli tartışma. pay ve borç belgitleri alım ve satım işlemleri, bir nesneyi alıp satmak için sözlü ya da yazılı olarak yapılan anlaşma. Pazarlık.

Begrime : Pisletmek.

Blurs : Bulanmak. Bulandırmak. Lekelenmek. Bulanıklık. Bulanıklaşmak. Flu yapmak. Bulanıklaştırmak. Lekelemek.

Straggly : Avare. Seyrek. Başıboş. Dağınık (saç). Dağınık. Geride kalan.

Caught : Yakalanmış. Yakalanmak. Yetişmek. Yakalamak. Anlamak. Vurmak. Tutunmak. Basmak. Baskın yapmak.

Draggling synonyms : become dirty, fouler, be involved, draggles, befouls, contaminate, catch, rambling, carry, get at, be mixed up in, wrangle, blur, bedabble, contaminates, bedaubed, be polluted, soak, fouled, be infected, moistens, bespreading, besmear, sopped, blot, daggle, be smeared, sprawling, bemiring, bemires, get wet, soaks, begrimes.

 

Draggling zıt anlamlı kelimeler, Draggling kelime anlamı

Tidy : Şık. Tertipli. Düzeltmek. Çöp sepeti. Derleyip toplamak. Derli toplu. Tertip. Çekidüzen vermek. Düzenli. Temizlemek.

Effortless : Çaba gerektirmeyen. Gayretsiz. Zahmetsiz. Kolay. Çabasız. Çaba göstermeyen. Gayret etmeyen.