Drizzling türkçesi Drizzling nedir

Drizzling ile ilgili cümleler

English: It's drizzling out in the garden.
Turkish: Dışarıda bahçede hava sisli.

English: It was drizzling.
Turkish: Yağmur çiseliyordu.

English: It's drizzling outside.
Turkish: Dışarıda yağmur çiseliyor.

Drizzling ingilizcede ne demek, Drizzling nerede nasıl kullanılır?

Drizzlier : Daha ince ince yağan. Çiseleyen. Serpiştiren.

Drizzliest : Serpiştiren. Çiseleyen. En ince ince yağan.

Drizzle : Tozarmak. Çisenti. Serpiştirmek. Serpinti. Atıştırmak. Ahmak ıslatan. Serpmek. Çiseleyen yağmur. Çiseleme. Çiselemek.

Drizzled : Çiseleyen yağmur. Serpiştirmek. Serpinti. Çiselemek. Tozarmak. Serpmek. Atıştırmak. Çiseleme. Çisenti.

Drizzles : Serpiştirmek. Çisenti. Çiselemek. Çiseleyen yağmur. Atıştırmak. Ahmak ıslatan. Çiseleme. Tozarmak. Serpinti. Serpmek.

Drizzly : Serpiştiren. Çiseli. Çiseleyen.

İngilizce Drizzling Türkçe anlamı, Drizzling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Drizzling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pea souper : Koyu sis.

Drizzles : Çiselemek. Serpiştirmek. Çisenti. Atıştırmak. Tozarmak. Çiseleyen yağmur. Ahmak ıslatan. Serpmek. Serpinti.

Drizzlier : Serpiştiren. Daha ince ince yağan.

 

Dense fog : Aşırı buğu. Ağır sis durumu.

Soup : Et. Sebze ya da benzer malzemelerin karışımından hazırlanan sıvı yiyecek. Çorba. Fotoğraf banyo ilacı. Motor gücü. Etsuyu. Nitrogliserin. Et suyu.

Interspersions : Birbirine karıştırma. Oraya buraya yerleştirme eylemi. Başka şeyler arasına dağıtılmış olma durumu.

Pea soup : Bezelye çorbası.

Drizzled : Serpinti. Çiseleyen yağmur. Serpiştirmek. Çisenti. Atıştırmak. Serpmek. Çiselemek. Tozarmak.

Drizzliest : Serpiştiren. En ince ince yağan.

Drizzly : Çiseli. Serpiştiren.

Drizzling synonyms : drippy, misty thickness, mizzle, spit, scatterings, plotting, interspersion, soups, thick fog, scattering, scotch mist, interleaving, drizzle, turbid fog, descending.

Drizzling zıt anlamlı kelimeler, Drizzling kelime anlamı

Ascending : Asendan. Artan sırada. Yukarı çıkma. Artan. Çıkan. Yükselen. Yukarı çıkan.