Dryer türkçesi Dryer nedir

  • Daha kuru.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Ürün kurutma makinesi.
  • Nemi, ısı ya da hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan özdekleri kurutan aygıt. boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan yükseltgen özdek.
  • Kurutucu madde.
  • Kurutucu.
  • Kurutucu (madde).
  • Kurutma makinesi.
  • Kuru.
  • Kurutma silindiri.

Dryer ile ilgili cümleler

English: I use a blow dryer to dry my hair.
Turkish: Saçımı kurutmak için saç kurutma makinesi kullanırım.

English: Did you bring a hair dryer?
Turkish: Bir saç kurutma makinesi getirdin mi?

English: Ali switched off the dryer.
Turkish: Ali kurutma makinesini kapattı.

English: Be sure to clean the lint filter before you run the dryer. Otherwise, you might start a fire.
Turkish: Kurutucuyu çalıştırmadan önce lif filtresini temizlediğinden emin ol. Aksi takdirde bir yangını başlatabilirsin.

English: Can I borrow the hair dryer?
Turkish: Saç kurutma makinesini ödünç alabilir miyim?

Dryer ingilizcede ne demek, Dryer nerede nasıl kullanılır?

Blow dryer : Fön makinesi. Saç kurutma makinesi.

Centrifugal dryer : Santrifüjlü kurutma makinesi. Santrifüj kurutma makinesi.

Clothes dryer : Çamaşır kurutma makinesi. Kurutucu.

Contact dryer : Kontak kurutucu.

Hair dryer : Saç kurutucusu. Saç kurutma makinası. Saç kurutucu. Saç kurutma makinesi. Fön makinesi.

 

Washer dryer : Çamaşır yıkama ve kurutma özelliği bulunan makine. Yıkama ve kurulama.

Air dryed : Havayla kurutulmuş.

Dryers : Kurutma makinesi. Kurutucu. Kurutucu madde.

Spin dryer : Santrifüjlü çamaşır kurutma makinesi. Kurutma makinesi.

Rotary dryer : Döner kurutucu.

İngilizce Dryer Türkçe anlamı, Dryer eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dryer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acid salt : Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Asit tuz. Sodyum klorit. Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuzu.

Active metals : Aktif metaller. Etkin metaller. Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller.

Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.

Corkiest : Hayat dolu. Mantar tıpayı andıran. Şarapta mantar tadının hakim olması. Mantarımsı. Canlı. Mantar gibi. Mantara benzeyen. Mantar. Hafif.

Hair dryer : Saç kurutucusu. Saç kurutma makinası. Saç kurutucu. Fön makinesi. Saç kurutma makinesi.

Dried up : Solmuş. Kurumuş. Kaknem. Kurutulmuş. Kavruk.

Dehydrators : Hava kurutucusu. Yiyeceklerin suyunu veya nemini alan cihaz (muhafaza etme amacıyla). Susuzlaştıran. Kurutan. Susuzlaştıran kimse veya şey. Dehidratör.

Tumble drier : Kurutma makinesi (dönen). Tamburlu kurutucu. Çamaşır kurutma makinesi.

Dryer synonyms : blow drier, clothes drier, hand blower, spin drier, dryers, drys, corkier, desiccators, activated coal, alcoholometry, alcohols, gaunt, active passive metal, dehumidifier, arid, alabaster, spin dryer, desiccants, drying cylinder, additive properties, desiccative, dried, drying machine, drying roller, drier, dusty, desiccant, acidimetry, dries, blow dryer, corky, gauntest, acid radical.

 

Dryer ingilizce tanımı, definition of Dryer

Dryer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Drier].