Einkorn türkçesi Einkorn nedir

  • Küçük kızıl buğday.

Einkorn ingilizcede ne demek, Einkorn nerede nasıl kullanılır?

Brock dechert scheinkman test : Brock-dechert-scheinkman sınaması.

Ein boqeq : Ölü deniz'in yanında bulunan şifalı su kaynakları (israil).

Ein gedi : Ein-gedi. Ölü deniz kıyısında olan kibutz (israil).

Einat : Kadın ismi (ibranice).

Einhorn tube : Einhorn tüpü. Tek boynuzlu tüp. Genellikle fermantasyon deneyinde kullanılan bir tüp çeşidi, einhorn tüpü.

Acetoorcein : Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan, % 45'lik asetik asit içinde hazırlanan %1'lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya. Kromozomlardan ezme preparat yapılmasında kullanılan % 45’lik asetik asit içinde hazırlanan % 1’lik orsein çözeltisinden oluşan bir boya. Asetoorsein. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Einstein diffusion equation : Einstein yayınım eşitliği. Einstein yayınım denklemi.

Abetalipoproteinemia : Lipoprotein üretiminin bozulması, yağın ve yağda eriyen vitaminlerin emilim bozukluğu, retina dejenerasyonu, hipokolesterolemi ve kanda akantositlerin varlığıyla belirgin, otozomal çekinik geçişli genetik hastalık. plazma lipoproteinlerinden betalipoproteinin tamamının yokluğu, akantositozis. Abetalipoproteinemi. Nadir görülen genetik düşük yoğunluklu beta lipoprotein yokluğu ve kanda akantosit varlığı ve olağanüstü derecede düşük kolestrol seviyeleri bozukluğu.

 

Acid casein : Yenilebilir asit kazein. Asit kazeini. Yağsız sütün ph’sının 4, 6’ ya kadar asitlendirilerek kazeinin pıhtılaştırılmasıyla elde edilen, endüstride tutkal veya plastik malzemelerin yapımında kullanılan madde. Sütten asit kullanılarak elde edilen kazein.

Einsteinium : Aynstayniyum. (kimya) albert einstein'nın adını taşıyan radyoaktif metalik element. Aynştanyum (simgesi es). Aynştaynyum. Aynştanyum. Aynştayniyum. Es.

İngilizce Einkorn Türkçe anlamı, Einkorn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Einkorn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inbred : Akraba evliliği sonucu olan. Doğal. Yaradılıştan. Sürekli olarak yakın bireyler veya genetik olarak birbirine benzeyen bireylerin melezlenmesiyle elde edilen. Öğrenilmiş. Küçük yaştan alışılmış. İnbred. Doğuştan. Yakın akraba evliliğinden doğmuş.

Connatural : Doğuştan olan. Tabiatı aynı olan. Doğuştan. Doğasında olan. Doğal. Fıtri.

Noninheritable : İrsi olmayan. Miras kalması mümkün olmayan. Kalıtımla geçmeyen. Miras olarak bırakılamaz. Nesilde nesle geçmeyen. Kalıtımsal olmayan. Miras olarak kalamaz.

Innate : Hılki. Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. Cibilli. Temelinde olan. Tabiatında olan. Doğuştan. Doğuştan olan. Özünde olan. Doğuştan gelen.

Congenital : Doğuştan. Kongenital. Doğumda var olan, sonradan biçimlenmemiş, konjenital, konjenitalis. kalıtsal, herediter, irsi, genetik. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Konjenital. (hastalık) doğuştan. Kalıtsal olmayan ve doğuşta meydana gelen fizyolojik ve morfolojik bozukluklar. Anadan doğma. Konjenital. Yaradılıştan.

 

Native : Bilgisayar, biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kültürel evrimin alt basamaklarında bulunan, doğaya büyük ölçüde bağlı olan, geleneklerle göreneklerin oluşturduğu bir düzen içinde yaşamını sürdüren ve tarihöncesi insanınkine benzer kültürel ve toplumsal bir yapıda varlığını yönlendiren birey. bk. ilkel toplum. Katısız, saf ve kendine özgü özelliklerini kaybetmemiş olan. Natif. İlkel. Kendi doğal alanında bulunma. Doğal, doğuştan, basit, yerli. Bir maddenin normal yapısını muhafaza etmesi. bir proteinin ya da nükleik asidin normal yapısında olması. Yerli. Doğal.

Einkorn synonyms : nonheritable.

Einkorn zıt anlamlı kelimeler, Einkorn kelime anlamı

Inheritable : Miras kalabilir. Miras kalması mümkün olan. Babadan oğula geçebilir. Miras olarak kalan. Kalıtsal.

Adopted : Kabul edilen. Evlatlık. Benimsenmiş. Uygulanan. Kabul edilmiş. Tatbik edilen. Benimsenen. Evlat edinilmiş.