Eliminator türkçesi Eliminator nedir

  • Pili devre dişi bırakan aygıt (radyo).
  • Separator.
  • Giderici.
  • Eleyen bir kişi veya şey.
  • Ayırıcı.

Eliminator ingilizcede ne demek, Eliminator nerede nasıl kullanılır?

B eliminator : B eliminatörü.

Battery eliminator : Pili devre dişi bırakan aygıt.

Flash eliminator : Alev gizleyen. Silahın ucuna takılan silindirik parça.

Modem eliminator : Kukla modem. Modem bastırıcı.

Eliminators : Separator. Eleyen bir kişi veya şey. Pili devre dişi bırakan aygıt (radyo). Ayırıcı. Giderici.

Elimination : Atma. Eleme (yarışçıyı). Bir kimyasal tepkimede iki tepken arasında ya da bir molekülün ayrı kesimlerinde görece yalın bir molekülün ortamdan giderilmesi. Tasfiye. Fizik, eskrim, kimya, ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Elimine etme. Alacakla vereceği sayışma yoluyla karşılama. karşılıklı para ve aynı türden benzeri özdeklere ilişkin önemli alacakların birbirini karşılayarak borçlu ve alacaklı durumu ortadan kaldırmaları. herhangi bir sayışımı yazılımdan çıkarma ya da sayışma yoluyla ortadan kaldırma, bir belgitin parasını ödeyerek sayışımı kapatma. Bir gözlem ya da deneyde dizgeli yanılgı kaynağı olabilecek tüm etkenlerin durumdan çıkarılması. Bir maddenin biyoransformasyondan sonra vücut dışına atılması. İtrah.

 

Eliminated differences : Yok edilmiş farklılıklar. Elenmiş farklılıklar. Bertaraf edilmiş farklılıklar. Giderilmiş farklılıklar.

Eliminates : Atmak. Saf dışı etmek. Bertaraf etmek. Aradan kaldırmak. Elemek. Elimine etmek. Elenmek. Gidermek. Çıkarmak. Yok etmek.

Eliminate : Bertaraf etmek. Elenmek. Yok etmek. Çıkarmak. Elemek (bir yarışçıyı). Aradan kaldırmak. Elemek. - den kurtarmak. Elimine etmek. Atmak.

Eliminations : Eleme. Eliminasyon. Atma. Giderme. Yok etme. Çıkarma.

İngilizce Eliminator Türkçe anlamı, Eliminator eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eliminator ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Discriminator : Sıklık ya da evre kiplenimini genlik kiplenimine dönüştüren eksiciksel bir aygıt. Diskriminatörü. Ayıklayıcı. Diskriminatör. Sezgi gösteren kimse veya şey. Ayrıştırıcı. Yinelenim ya da evre değiştirimini genlik değiştirimine çeviren diyod ve elektronik devrelerden oluşan bir düzen. Ayıran. Ayırtaç devresi.

Obliterator : Silen kimse. Bozan kimse. Yok edici kimse.

Removing : Elini çekmek. Götürmek. Siliniyor. Çıkarma. Gideren. Sökme. Ortadan kaldırmak. Uzaklaştırmak. Taşımak. İzale.

Classifier : Kümeleyici. Sınıflandırıcı. Bölümlendirici. Sınıflara ayıran kimse. Sınırlandırıcı. Klasifikatör. Sınıflandıran kişi. Öbeklendirici.

Remover : Silici. Leke çıkarıcı. Nakliyeci. Sökücü. Temizleyici. Çıkarıcı (leke sökücü gibi). Ev eşyası nakliyecisi. Ev taşıyıcı. Çıkarıcı.

Shock absorber : Amortisör cihaz. Amortisör. Şok giderici. Yatıştırıcı. Sönümleç. Aracın salınımını sönümleyen aygıt. Sarsım emici. Borulu sönümleç. İçine yağ doldurulmuş bir yuvgu ve bunun içinde gidip gelen, ucu tekerleğe bağlı bir tokaçtan oluşan sönümleç.

 

Classificator : Kümeleyici. Sınıflandırıcı. Klasifikatör.

Disconnector : Seksiyoner. Horoz mandalı. Ayırma şalteri.

Eliminator synonyms : detachers, eliminators, delimiter, classifiers, compensators, correctors, detacher, dissepimental, correctives, agent, diacritical, corrective, corrector, diacritic, discriminating, dissolutive, compensator, dialyzer, discriminatory, dispersive.