Ergo türkçesi Ergo nedir

Ergo ile ilgili cümleler

English: The instrument panel has a very ergonomic layout.
Turkish: Enstrüman paneli, çok ergonomik bir düzene sahip.

English: Yesterday I purchased an ergonomic chair.
Turkish: Dün ergonomik bir sandalye aldım.

English: The new engine must undergo all the necessary tests.
Turkish: Yeni motor gerekli tüm testleri geçmelidir.

English: Her mother is going to undergo a major operation next week.
Turkish: Onun annesi gelecek hafta önemli bir ameliyat geçirecek.

English: Have you undergone any surgery before? For what reason?
Turkish: Daha önce hiç ameliyat oldun mu? Hangi sebepten?

Ergo ingilizcede ne demek, Ergo nerede nasıl kullanılır?

Ergocalciferol : Bitkilerde bulunan d2 vitamini. Bir d vitamini. Ultraviyole ışığa maruz kaldığında vücut tarafından üretilen vitamin. Ergokalsiferol. D2 vitamini.

Ergocornine : Ergokornin.

Ergocristine : Ergokristin.

Ergodic : Ergodik.

Ergodic noise : Ergodik gürültü.

Ergodic theory : Ergodik teori. Ölçümkal kuramı.

Ergodicity : Ergodiklik. Döngelik.

Ergodic theorem : Ergodik teoremi.

Ergography : İşçizim. Özdeksel kültürü; tarihsel, coğrafyasal ve toplumsal boyutları içinde inceleyen bilim dalı.

Ergograph : Kasgücüölçer. Ergograf. Kas kasıldığında yapılan toplam iş miktarını ölçen bir cihaz.

 

İngilizce Ergo Türkçe anlamı, Ergo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ergo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Because of : Dolayı. Sebebiyle. -den ötürü. Cihetiyle. İçin. Sayesinde. Nedeniyle. İle. Yüzünden.

Activity : Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi. bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı. Eyleyim. Eylem. Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri. Fiil. Hareket. Etki. Meşguliyet. Etkinlik.

Hereat : Bunun üzerine. Bu nedenle. Bunun sonucunda.

So then : Şu halde.

Biz : Saçmalık. Zaman kaybı.

On account of : Sebebiyle. Dolayı. Dolayısı ile. Yüzünden. Bakımından. İçin. Namına. Ötürü. -den ötürü.

Asgmt : Vazife. Görev. Mülkiyet veya haklar devretme.

Commerce : Tecim. Cinsel ilişki. Aksata. Ticaret. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Alışveriş. Bireylerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların kar elde etme amacıyla giriştikleri her türlü mal değişimi. Tüccarlık. Alım satım.

Because of that : Nedeniyle. Bundan mütevellit. Sebebiyle. -den ötürü. Bu yüzden. -den dolayı. Yüzünden.

 

Consequently : Bu veya o yüzden. Netice itibarıyla. Bu nedenle. Bu yüzden. Sonuç olarak. Dolayısı ile. O nedenle.

Ergo synonyms : on the occasion of, accordingly, affair, ball game, according, in consideration of, in consequence of, business, by implication, hereupon, thereby, thence, hereby, businesses, appointment, because of the fact that, calling, callings, assignment, avocations, assignments, action, whereupon, for this reason, wherefore, because of this, therefore, thus, attendantly, whence, hence, avocation, in connection with.

Ergo ingilizce tanımı, definition of Ergo

Ergo kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often used in a jocular way. Consequently. Therefore.