Faradays türkçesi Faradays nedir

  • Faradey.
  • 96.
  • 500 kulomba (amper saniye) eşit elektrik birimi.
  • Faraday.

Faradays ingilizcede ne demek, Faradays nerede nasıl kullanılır?

Faraday constant : Faraday değişmezi.

Faraday dark space : Faraday karanlık bölgesi. Düşük basınçlı uçunlarda elektriksel boşalım sırasında oluşan eksi ışınlar bölgesi ile artı dikeç arasındaki karanlık bölge.

Faraday : Faraday. 96. 500 kulomba (amper saniye) eşit elektrik birimi. Faradey.

Faradaic current : Faradik akım.

Farad : Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir. Elektrik ölçü birimi. Fasrad kondansatör kapasite birimi. Farad (simgesi f). Farad.

Faradize : Endüklenmiş elektrik ile muamele etmek. Faradism (indüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı) ile tedavi etmek (ayrıca faradise). Endüklenmiş elektrik ile tedavi etmek. Elektrik akımı kullanmak suretiyle kas veya sinirleri uyarmak.

Faradism : İndüklenmiş elektrik akımının tıbbi kullanımı. Elektromanyetizma. Elektriksel indükleme.

 

Faradmeter : Faradmetre.

Faradic : İndüklenmiş elektrik akımına ilişkin. Endüklenmiş. Endükleyici.

Farads : Farad (simgesi f). Elektrik ölçü birimi. Fasrad kondansatör kapasite birimi. Farad.

İngilizce Faradays Türkçe anlamı, Faradays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faradays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Far off : Uzakta. Çok uzak. Dalgın. Uzak.

Far : Uzağa. Uzakta. Pek çok. İlerlemiş. Ötedeki. Aşırı. (pek) çok. Alıs. Uzun. Bir hayli.

Faradays synonyms : michael faraday, faraday.

Faradays zıt anlamlı kelimeler, Faradays kelime anlamı

Near : Yakın. Yaklaşmak. Sıkı. Yanında. Teklifsiz. Soldaki (araba veya at). Sadık (çeviri). Samimi. Yakınında. Yakınlaşmak.

Close : Kapanmak. Son. Geçit. Sonuç. Kapatmak. Çevirmek. Son söz. Yummak (göz). Son vermek.