Farad nedir, Farad ne demek

Farad; fizik, Fizik, Kimya, Sinema alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Elektrik sığa birimi

Fiziksel anlamı:

Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası.

Kimya'da terim anlamı:

SI, sisteminde kondansatörlerin sığa birimi. 1 kulonluk (C) yük yüklenerek 1 V’luk potansiyel farkı oluşturulmuş kondansatörün sığası 1 farad’dır.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.

Farad hakkında bilgiler

Farad, SI birim sisteminde ve MKS birim sisteminde sembolü F olan sığalık (kapasitans) birimidir. Adı Michael Faraday'ın adından kaynaklanan farad, 1 coulombluk elektrik yüklendiğinde kutupları arasında 1 voltluk bir potansiyel farkı oluşan bir sığacın (kondansatörün) sığasıdır. Dolayısıyla 1 farad, 1 coulomb/volt'a eşittir. Farad nispeten yüksek bir sığa birimidir ve elektronikte kullanılan kondansatörlerin sığaları mikrofarad'la ölçülür.

Farad tanımı, anlamı

Fara : Büyük sıçan

Faradak yanmak : Birdenbire yanıp geçmek, parlayıp sönmek.

 

Faradan : Herhangi bir hayvan sürüsünün birden ve toplu olarak kalktığı zaman çıkardığı ses.

Faraday : 6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.

Faraday elektroliz kanunları : Elektrotlarda açığa çıkan madde miktarı çözeltiden geçen elektrik yükü miktarı ile orantılıdır. Aynı miktar elektrik farklı çözeltilerden geçtiğinde, onların eşdeğer kütleleri ile orantılı olarak madde açığa çıkartır.

Faraday karanlık bölgesi : Düşük basınçlı uçunlarda elektriksel boşalım sırasında oluşan eksi ışınlar bölgesi ile artı dikeç arasındaki karanlık bölge.

Faraday sabiti : Elektrolizde 1 eşdeğer gram metalin katotta açığa çıkmasını sağlayan elektrik yükü miktarı. 1 faraday=96487 coulomb/eşd.

Faraday üşerçözüşüm yasaları : Bir üşerli çözeltiden geçen akımın yol açtığı kimyasal etkilerle ve çözeltiden ayrılan özdek tutarları ile ilgili iki yasa.

Faradayik akım : Bir elektrokimyasal hücrede, yükseltgenme veya indirgenme reaksiyonlarından kaynaklanan akım.

Faradayik olmayan akım : Bir elektrot yüzeyinde yükseltgenme veya indirgenme dışı olaylardan kaynaklanan akım.

Potansiyel farkı : Gerilim.

Elektrik yükü : Artı ya da eksi imli, uzaklığın karesiyle ters orantılı biçimde birbirlerini itme ya da çekme gücü gösteren temel elektrik niceliği. Elektrik yükünün niteliği açıklanamamıştır. Ancak, elektrik yüklü özdeğin özellikleri az çok bilinmektedir. Elektron adı verilen elemansel tanecik, negatif elektrik yüklü; proton ise pozitif yüklüdür. Bunlar, elektriksel olarak yüklü özdeğin temel birimleridir. Bundan dolayı, eşit sayıda elektron ile protonları olan özdek, elektriksel yönden yansızdır. Elektronları daha fazla olan özdek, negatif yüklü; elektronları daha az olan özdek, pozitif yüklüdür. Aynı yüklü olanlarda birbirlerini itici, karşıt yüklü olanlarda da birbirlerini çekici bir kuvvetin ortaya çıktığı bilinmektedir. Bu kuvvetlerin yer aldığı bölgeye elektrik alanı adı verilir. Elektrik yükü, SI birimlerinde kulonla ölçülür.

 

Uluslararası : Çeşitli milletlerin arasında yapılan, milletlerin arasında çok yönlü ilişkilerle ilgili olan, milletlerarası, beynelmilel, enternasyonal.

Kondansatör : İçinde akımsız elektrik yükü biriktirilen cihaz, yoğunlaç, meksefe.

Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.

Elektronik : Serbest elektronların etkisiyle oluşan olayları inceleyen bilim dalı. Elektron temeline dayanan, elektronla ilgili.

Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Nispeten : Oranla. Bir dereceye kadar, oldukça, nispetle.

Elektrik : Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi.

Diğer dillerde Farad anlamı nedir?

İngilizce'de Farad ne demek ? : farad, f