Faraday üşerçözüşüm yasaları nedir, Faraday üşerçözüşüm yasaları ne demek

Faraday üşerçözüşüm yasaları; Fizik alanında kullanılan bir kelimedir.

Fiziksel anlamı:

Bir üşerli çözeltiden geçen akımın yol açtığı kimyasal etkilerle ve çözeltiden ayrılan özdek tutarları ile ilgili iki yasa.

Faraday üşerçözüşüm yasaları kısaca anlamı, tanımı

Fara : Büyük sıçan

Farad : Elektrik sığa birimi. Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. SI, sisteminde kondansatörlerin sığa birimi. 1 kulonluk (C) yük yüklenerek 1 V’luk potansiyel farkı oluşturulmuş kondansatörün sığası 1 farad’dır. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.

Faraday : 6,022x1023 elektronun elektrik yükü miktarı.

Üşer : Elektrik yüklü öğecik ya da öğecik kümesi. Eksi üşerler eksicik edinerek, artı üşerler eksicik yitirerek oluşurlar.

Üşerçözüşüm : Elektrik akımı ile bir özdeğin ayrıştırılması, örn. suyun hidrojen ve oksijene ayrılması.

Yasa : Olayların gidişinde olağan dışına yer vermeyen, değişmezlik ve mecburiyet gösteren kural. Devletin yasama organları tarafından konulan ve uyulması gereken kurallar bütünü, kanun. Toplumsal hayat içinde kendiliğinden oluşan ve uyulması toplum içinde yaşamanın bir mecburiyeti olan alışkıların bütünü. Düşüncenin mantıksal bir değeri olması için uyulması şart olan temel. Bilimde çok sayıda deney ve gözlemden sonra, aynı şartlarda aynı sonuçları verdiği kesin olarak belirlenen durum.

 

Yasal : Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Çözelti : Çözünme sonucu ortaya çıkan madde.

Etkiler : Bir filmin görüntülerinde, doğal kaynakların dışında elde edilmiş sonuçlar. Optik, mekanik, kimyasal yöntemlerle gerçekleştirilmiş, görüntüyle ilgili ya da gürültü, doğa sesleri gibi sesle ilgili sonuçlar. Benzer sonuçların televizyonda elektronik yöntemlerle gerçekleştirilenleri.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Özdek : İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.

Tutar : Nicelik bakımından bir şeyin bütünü. Para miktarı, meblağ.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Kimya : Maddelerin temel yapılarını, birleşimlerini, dönüşümlerini, çözümleme, birleşim ve üretim yöntemlerini inceleyen bilim. Uyum. Üstün özellikler taşıyan çok değerli şey.

 

Geçen : Bir önceki (hafta, ay, yaz, kış vb.).

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Geçe : Herhangi bir saat başını geçerek, geçerken. Karşılıklı iki yandan her biri, yaka. Taraf, yön. Eski türkçe keç-e: Karşı taraf; öte (Erzincan Merkez). Taraf. Taraf, yan.

Tuta : 1.Karadut. 2.El ile meyve toplama işi ya da el ile toplanmış meyve : Bu elmalar tuta mıdır?. Meyveleri elle toplama. [Bakınız: duta]. [Bakınız: dutarık].

Diğer dillerde Faraday üşerçözüşüm yasaları anlamı nedir?

İngilizce'de Faraday üşerçözüşüm yasaları ne demek ? : faraday's laws of electrolysis